Ala’dan, Türkiye Yüzyılının Fıkrası!
Bugün size fıkra gibi bir açıklama aktaracağım.
Mimarı da AK Parti’nin iki numarası: Genel Başkanvekili Efkan Ala
“Fıkra gibi” diyorum zira dinleyince gülmemek için kendimi zor tuttum.
Gazeteci Sinan Burhan’ın düzenlediği etkinlikte CHP’den yakınırken söylemiş:
“1990’larda Türkiye’nin dış borcu 38 milyar dolardı. O zaman Telekom’un özelleştirilmesi gündemde. 45 milyar dolarlardan söz ediliyordu. ‘Özelleştirme yapılamaz’ denilerek AYM’ye götürüldü ve AYM iptal etti. 10 sene sonra biz onu 10’da bir fiyatına özelleştirdik.
Ala, bu örneği CHP’de devlet aklı olmadığını, CHP’lilerin devlet yönetimi hakkında fikir sahibi olmadığını anlatmak için veriyor.
“Fıkra kısmı devleti kuran partide devlet aklı yok bölümüdür” diyenler yanıldı.
Fıkra dememin nedeni Türk Telekom’un özelleştirme süreciyle ilgili söyledikleri.
Öncelikle şu bilgilerin altını çizeyim:
1990’ların ilk yarısında Türk Telekom diye bir kurum yoktu. PTT vardı.
1990’da Türkiye’nin dış borcu da 52 milyar dolardan fazlaydı.
1995 yılında Posta ile Telekom ayrıldı ve Türk Telekomunikasyon AŞ kuruldu.
Aynı yıl Türkiye’nin dış borcu 73,6 milyar dolardı. O tarihte Türk Telekomunikasyon AŞ için öngörülen fiyat da 20-25 milyar dolar civarındaydı.
Yani hem temel bilgiler hem verilen rakamlar yanlış.
Daha durun, bitmedi. “Biz özelleştirdik” kısmının detayları var sırada:
AK Parti iktidarı Türk Telekom’un yüzde 55 hissesini 2005 yılında 6,55 milyar dolara Oger Telekom’a sattı.
Bu fiyat, Türk Telekom’un o günkü karı, tekel konumu ve devasa altyapısı dikkate alındığında oldukça ucuz bir fiyattı.
Ancak satışta daha vahim bir nokta vardı:
Oger, Telekomu aldıktan sonra büyük bir kısmı yurt dışında olmak üzere şirket üzerinden 10 milyar dolar temettü çıkardı (Yani para yurtdışına kaçırıldı).
Şirketin nakit varlığı altyapı yatırımlarına değil yurt dışındaki hissedarların finansmanına aktı. Aynı zamanda şirketin bütün borcu da şirketin kendisine yüklendi.
Bir çeşit Leveraged Buyout-Kaldıraçlı satın alma (LBO) yapıldı.
2018’e gelindiğinde Türk Telekom’un üç Türk bankasına olan 4.75 milyar dolar borcu ödenmedi. Bankalar hisselere el koydu.
Türkiye Varlık Fonu da kamu bankalarını kullanarak özel bankalardaki hisseleri geri topladı ve 2022’de Türk Telekom yeniden kamu kontrolüne geçti.
Yani 6,55 milyar dolara sattığımız Türk Telekom nedeniyle kamunun kaybı 15 milyar doları buldu. Kredilerin yeniden yapılandırılması nedeniyle de bankacılık sistemimizin zararı da büyük oldu.
Oger’in kar transferine yoğunlaşması nedeniyle altyapı yatırımları geride kaldı, şirket rekabet gücünü kaybetti, Türkiye’nin dijital altyapısı emsallerinin gerisinde kaldı.
Anlayacağınız 2005’te yapılan bir özelleştirmeden çok Oger’in ve Türkiye’deki ortaklarının finansal operasyonuna dönüştü.
Gelelim fıkra kısmına:
Efkan Ala, Telekom özelleştirmesi konusunda CHP’yi eleştirip AK Parti’yi övüyor ama bu hikâyede olaylar tam tersine yaşanmış. Yani asıl olayı batıran AK Parti, batmasın diye uğraşan CHP olmuş.
- Bu stratejik bir sektör, özel sektöre, hele hele yabancı sermayeye devredilmemeli.
- Devasa altyapısı ve karlılık durumu dikkate alınmadı, çok ucuza satıldı.
Gayet başarılı bir satış oldu
- Oger karını kaçırıp şirketi borçlandırıyor.
- Hayır her şey planlandığı gibi oluyor
Peki hatalı çıkan kim?
Her şey gün gibi ortada ki hatalı olan AK Parti iktidarı.
Olan Türk Telekom’a ve kamu bankalarının görev zararlarını karşılayan biz vergi verenlere oldu.
Efkan Ala’ya samimiyetle soruyorum: Peki bu tablonun neyiyle övünüyorsunuz?
Türk Telekom’u sattınız da bu ülke ne kazandı ne kaybetti?
Merhum Kemal Unakıtan, TEKEL’i satarken meydan okumuş her şeyi “Babalar gibi” satacaklarını söylemiş kahkaha atmıştı.
Türk Telekom’u da babalar gibi sattılar ama sattıkları Oger Telekom 10 milyar dolarlık bir karı yurt dışına kaçırmakla kalmadı, kucağımıza da 4,75 milyar dolarlık bir borç bıraktı.
Unakıtan babalar gibi sattı ama biz vergi verenler olarak 15 milyar dolarlık bir faturayı kucağımızda bulup babalara geldik.
Yazımın sonunda kabul buyururlarsa bu fıkrayı Efkan Ala’ya ithaf etmek istiyorum.
