Gel de çık işin içinden
Medyamız cuma günü coştu, cumartesi gazetelerinde de bu coşku devam etti.
Efendim; Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, Mekke’de bir savunma anlaşması imzaladı.
NATO’nun itelemesiyle bir “İslam NATO’su” kurulması için hazırlıklar yapıldığını duyuyorduk ya, hah işte bu o.
Anlaşmadan sonra bizim medyamız en çok “eğer bu ülkelerden birine saldırı olursa bu hepsine yapılmış sayılacak” maddesi üzerinde durdu.
Tıpkı bildiğimiz NATO’nun 5’inci maddesindeki gibi bir madde bu.
Nedense bayıldılar bu lafa ve haber kanalları neredeyse bütün saat başı haberlerinde bu vurguyu mutlaka yaptılar.
Aman ne güzel, demek ki bize bir saldırı olursa Suudi Arabistan kralı altın kılıcını kaptığı gibi yardıma koşacak.
Ama kafamızı karıştıran noktalar var. Öyle ya laf güzel de uygulamada gariplikler yaşanırsa ne olacak?
Örneğin Hindistan ile Pakistan neredeyse 100 yıldır çatışıyor.
Hindistan yine aşka gelip Pakistan’a top atışlarına başlarsa napçaz?
İran nasıl Hürmüz Boğazını kapatıp ortalığı karıştırıyorsa Yemen de hem Aden Körfezinde numaralar çeviriyor hem de zırt pırt Suudi Arabistan’a füzeler yolluyor.
Valla ne bileyim Suudi Kralı “Yetiş ya Tayyip” derse ordumuz Yemen sınırına mı inecek?
Ya da; de ki Yunanistan Ege’de yine maraza çıkardı, işin suyunu çıkarıp Türkiye’ye füze sallamaya başladı.
Ne olacak? Suudiler ve Pakistan’lılar yardıma mı koşacak? Koşsunlar tabii de........
