Özel-Kılıçdaroğlu buluşabilir mi?
“Diyelim ki CHP yüzde 10 aldı, yeni kurulacak parti de 20. Bu kimin işine yarayacak? Buradan kimin çıkarı olacak?”
CHP’de etkin, Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın ama süreci son günlerde uzaktan izleyen etkin bir isimle sohbet ederken kurduğu ilk cümle buydu.
Sonra benim 27 Mayıs günü sosyal medya paylaşımımı hatırlattı.
Ben o gün şu cümleleri kurmuştum: “Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasında yaşananlar ideolojik değil. Özel döneminin kadroları Kılıçdaroğlu döneminde de vardı. Kimse ‘sol, sosyal demokrat, Kemalist’ mücadele veriyoruz sloganının arkasına sığınmasın.”
Bu noktada bana hak verdiğini ve ideolojik mücadelenin belki yıllar sonra olabileceğini ama iki ismin “ayrıştığı” noktaların “belediye operasyonları” olduğunun altını çizdi. Yani… Kılıçdaroğlu’nun geçen cumartesi günü CHP Genel Merkezi’nde kurduğu şu cümlelere atıf yaptı: “Bir partinin yönetimi ahlaki meşruiyet sorunu yaşarsa, o partinin Türkiye’de demokrasi vaat etmesi de imkansız hale gelir. Soruyorum size; biz bu partiyi mahkeme salonlarında itibarımız çiğnensin diye mi büyüttük? Ata’mızın emaneti partimizi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı? Yok arkadaşlar. Şimdi bana soruyorlar; ‘Ne yapacaksın?’ Benim ne yapacağım bellidir. Ben hesap soracağım, hesap. Herkes bunu bilsin.” Özgür Özel cenahınınsa “Bu hukuki değil siyasi hesaplaşmadır” vurgusu yaptığının altını çizdi. Peki kim haklı? İki tarafın da “haklılık” payının olduğunu söyleyen CHP’li dostum “Bütün bunlara rağmen bir masa etrafında neden buluşulamadı? Bunun sorgulanması lazım. Şu anda Özel ve arkadaşlarının tabanla buluştuğu ve bir dalgayı yakaladıkları görülüyor. Ancak mücadele CHP içinde olmalı” dedi.
Araya girdim ve Kılıçdaroğlu’nun üstü kapalı ya da üstü açık “Özel ve ekibine FETÖ iması yaptığını” söyledim.
Diğer tarafın da “Hain Kemal” sloganı attığını ve “FETÖ ve hainlik” kelimelerinin doğru olmadığını ifade etti.
Buna rağmen “masada” buluşabilirler mi?
Mesele “koltuk kavgası” değilse buluşmak zorunda olduklarını söyledi ama şu ana kadar partinin akil isimlerinin, ağır ağabeylerin “topa girmediğine” şaşırdığını da ekledi.
Geçen hafta izindeydim ve olan biteni uzaktan izleme fırsatım oldu. Bu arada “izindeydim” ama ağır isimlerden bazılarıyla sohbet ettim. Birisi dedi ki: “Şu anda sessiz kalanlara bile tepki var. Yapay mı gerçek mi bilmediğimiz bir dalga yaşanıyor. Örneğin; polis zoruyla genel merkeze girilmesini açıklamak zor. Yani bu süreci planlayanlar Özgür Özel ve arkadaşlarına verilecek desteği hesap etmedi mi anlayamadım?”
Yavaş “ortak akıl” için harekete geçer mi?
Herkesin merak ettiği Ankara Büyükşehir Belediye Mansur Yavaş’ın tavrıydı. Cumartesi günü Güvenpark buluşmasında Yavaş, Özgür Özel’le birlikte bir konuşma yaptı. Aslında iki taraf da Kılıçdaroğlu ve Özel, Mansur Yavaş’la hareket etmek istiyor. Görüntüye bakıldığında Yavaş’ın “demokrasi” vurgusuyla Özel’in yanında olduğu anlaşıldı. Bunu Mansur Yavaş’ı yakından takip eden isimlere sordum. “Özgür Bey’in değil CHP’nin kurumsal kimliğine sahip çıktı Mansur Başkan” dediler ve konuşmasındaki bazı noktalara değindiler.
Yavaş: “Bu insanların değişim umudu, geleceğe bakma isteği ve ülkenin yeniden ayağa kalkacağına dair inancı, daha güzel bir ülkede yaşama umudu, gençler için, emekliler için daha........
