menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Belarus, İdris Naim Şahin ve 2010’lardaki yapılanma

180 0
30.08.2026

Arşiv açıldı mı; dönemin tanıkları devreye girer.

Bir de matruşka var. Ortasından ikiye ayrılarak içinden sırayla daha küçük bebeklerin çıktığı Rus ahşap oyuncağı.

Dün telefonuma Fetullahçıların operasyonuyla cezaevine girmiş ünlü ve önemli bir polis şefinden mesaj geldi:

“Sevgili Aytunç… Bugün (dün) Nefes’te çıkan İdris Naim Şahin’le ilgili yazın çok aydınlatıcıydı. Bazı konuları hatırlatmak istedim. Onun bakanlığı döneminde (6 Temmuz 2011- 24 Ocak 2013) emniyet teşkilatına FETÖ hakim oldu. Bu hakimiyeti de İdris Naim Şahin vasıtasıyla yaptıkları herkesin dilindeki bir konuydu. Anlatılanlara, iddialara göre o dönem emniyetin önemli bir biriminin başkanının içinde olduğu bir süreç yaşandı. Belarus’tan kadınlar getirilerek o dönemin bürokratlarına, iş insanlarına ‘adrese teslim’ gönderiliyordu. AKP ile Fetullahçılar arasında 2013 yılında malum ayrışma başlayınca İdris Naim Şahin de AKP milletvekilliğinden istifa etti. O dönem Başbakan olan Tayyip Erdoğan, 24 Mart 2014 yılında Ordu’da yaptığı mitingde bu şantaj konusunu açıklamıştı. Son yazında da Belarus’tan özel gelenler olduğunu okuyunca bunları hatırlatmak istedim.”

Evet; polis şefinin mesajı böyle.

24 Mart 2014 tarihinde Erdoğan’ın Ordu mitinginde, İdris Naim Şahin’le ilgili ne dediğine baktım:

“Ordu’da bizim aramızda tutunamayan bazıları da sahaya çıkmış. Maalesef! AK Parti’nin oylarını nasıl azaltırız diye sağda solda dolaşıyorlarmış. Hele hele bunların içerisinde bir tanesi var ki benim yaklaşık 45 yıllık beraber olduğum, tanıdığım, bildiğim ve onu da belediye başkanı olduğum zaman genel sekreter yardımcısı yaptığım… Daha sonra partide kurucu yaptım. Partimin genel başkan yardımcılıklarından bir tanesini ona verdiğim ve daha sonra bakan yaptığım biri. Ama bu seçimde buradan büyükşehir belediye başkan adayı olmayınca, olamayınca biliyorsunuz istifa edip ayrıldı. Niye biliyor musunuz? Onun da şantaj kasetleri var. Onu da açıklayacaklar diye korkarak gitti, biliyorum. Şimdi bakıyorum ki şu anda unutmayın kardeşlerim ahlakı olmayan siyasetin millete, ülkeye faydası olmaz. İlkesi olmayan, hedefi, planı, projesi olmayan siyasetin Ordu’ya faydası olmaz. Kazanmak için değil kaybettirmek için siyaset yapılmaz. Bu ahlaksız, ilkesiz siyasettir.”

Şimdi bu Belarus olayı neden gündeme geldi? Onu da hatırlatmakta fayda var:

Alihan Kuriş soruşturmasında savcılık ve güvenlik birimleri arşiv taraması yaptı. 15 yıl öncesine dair bir kayda ulaşıldı. 14 Eylül 2011 tarihinde İstanbul Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne yapılan bir ihbar incelemeye alındı. İhbarda, elektronik şirketleri üzerinden rüşvet, kamu ihalelerine müdahale, Belarus’tan kadın getirilmesi, hedef şahısların gizli kamerayla görüntülenmesi ve şantaj yoluyla ihale süreçlerinin yönlendirilmesi gibi ağır iddialar yer alıyordu. Peki bu ihbarın merkezindeki isim kimdi? İhbarda, bu organizasyonun getir-götür işlerini Mehmet Özmen’in yaptığı öne sürülüyordu. Özmen kimdi, hatırlayalım: Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz’ın 21 Ağustos’ta........

© Nefes