menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tahran’dan dönen evdeki yanlış hesap ve Türkiye’nin çıkaracağı dersler

38 0
08.04.2026

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan savaşın 40’ı çıkarken, Pakistan’ın büyük çabası ile iki haftalık barış müzakerelerine evrilmesini dilediğim iki taraflı ateşkes sürecinde savaşı Türkiye açısından çok iyi okumak, çok iyi dersler çıkarmak gerekiyor. Ancak önce şunları bir kez daha belirteyim... ABD’nin, İran’ı hiç okuyamadığı görüldü. Aceleci Evangelist-Siyonist ittifakı çuvalladı! Pentagon’un stratejik öngörüsü sınıfta kaldı. ABD ve İsrail’de halk savaş aleyhtarı olarak meydanlara çıkarken İran’da tam tersine halk vatan savunması adına meydanlara çıktı. “Taş devri” demogojik blöfünü de gördü İran halkı ve bombalanacağı öne sürülen stratejik hedeflere canlı kalkan oldu. ABD-İsrail Epistein İttifakı çakıldı, yalnız kaldı, umduğu desteği bulamadı. Hitler’in ilerleyişi karşısında birleşen dünya, şimdi de katıldığım ve genelde de kabul gören tanımla Epistein ittifakına karşı birleşti adeta. Öteyandan, İran, öteden beri öne sürdüğü şartlarda ısrarlı. ABD ise Hürmüz Boğazı’nda serbest geçişte ısrarlı. Fakat sabahın sahibi soruyor; zaten açık değil miydi Hürmüz Boğazı? Bunca can kaybı ve yıkıma değer miydi Tahran’dan dönen evdeki yanlış hesap?!.

Umarım politikanın savaşa evrildiği süreç iki haftalık ateşkes ve yine umarım başlayacak müzakerelerle barışa evrilir. Savaşın devamı yine savaş değil, müzakere ve barış olur. Evangelist-Siyonist ittifakı da onca yıpranmanın ardından haddini bilir ve küresel hegemonya iddialarından geri adım atar. Dünyanın tek kutuplu bir dünya olamayacağını görür. BM de artık “BM” olmaya gider bu son yaşanan savaştan ders alıp. Ve aklıma bir söz geliyor; “barış yapmayı bilmiyorsanız savaş açmayın”. Umarım, ABD kamuoyu şaşkın ördek, tehlikeli bir deli olan Trump’a barış yapmayı öğretir bu iki haftalık ateşkes sürecinde. Ne söylediğimin farkındayım; Trump gerçekten de tehlikeli bir deli ve bundan uzak durmak gerekiyor. Bununla “dostum” yollu temaslara hiç gerek yok. Bu sözümün adresi de malum.

Bu doğrultuda artık savaşın yıldızı İspanya’nın yanında Türkiye, Pakistan, Mısır, Brezilya, Japonya, Almanya, İtalya gibi devletlerin inisiyatif alması şart. Ancak bu BM’yi hiçe sayan ABD’ye hizalanarak olacak iş değil. Bu sözüm Cumhurbaşkanı Erdoğan’a; “dünya beşten büyük” de gereğini yapacaksınız. BM’deki reform sürecine ivme kazandırmak için saydığım devletlerle kontak kurarak harekete geçeceksiniz.       

TÜRKİYE, SAHTE BAYRAK OPERASYONLARINA MARUZ KALDI

Savaşı Türkiye açısından maddeler halinde okuyabiliriz şimdi…

1)ABD’nin İsrail ile başbaşa kalması, NATO ülkelerini bile yanına alamaması Türkiye’nin elini rahatlattı. Eğer bazı NATO ülkeleri de ABD’nin peşine takılsaydı Ankara aldığı pozisyonda oldukça zorlanacaktı.

2)Sahte bayrak operasyonları yapıldığı, Türkiye topraklarına düşen bazı füze parçaları ya da önleyici aygıt parçalarının bu bağlamda olduğu kuvvetle muhtemel. ABD-İsrail, Türkiye’yi taraf olmaya zorladı. Bu noktada Dışişleri Bakanlığı’nca İran Dışişleri Bakanlığı ile temasta olunması kıymetli. Ki, İran’ın Türkiye’ye füze sallaması mantık dışı. Çünkü çıkarlarına aykırı olurdu. Karşısındaki cepheyi genişletmek istemezdi.

TÜRKİYE’NİN ALDIĞI........

© Muhalif