Çocukla Seyahat Etmek: “Rotadan Çok Yol Arkadaşı Önemli”
“Haritasız Dünya” olarak başladığımız seyahat köşemizde bu hafta size bir şehirden, bir ülkeden ya da bir rotadan bahsetmeyeceğim. Bu kez biraz yolun kendisinden söz etmek istiyorum. Özellikle de bir çocukla çıkılan yoldan…
Bildiğiniz üzere uzun zamandır oğlumla birlikte seyahat ediyorum. Birlikte uçak beklediğimizi, vapurlara binip tren camlarından dışarıyı izlediğimizi gördünüz. Yeri geldi kaybolduk, yorulduk, plansızca bir sokağa daldık. Fakat şunu fark ettim ki; çocukla seyahat etmek, tek başına seyahat etmekten tamamen farklı bir deneyim.
Daha yavaşsınız.Daha çok duruyorsunuz.Daha çok bakıyorsunuz.Ve aslında… daha çok görüyorsunuz.
Çünkü çocuklar bir şehre bizim baktığımız gibi bakmıyor. Biz müzeyi, tarihi yapıyı, meşhur restoranı ararken; onlar yerdeki taşı, duvardaki kediyi, denizin rengini fark ediyor. Bir yetişkinin “önemsiz” gördüğü detay, onların bütün gününü güzelleştirebiliyor.
Çocukla seyahatin bence ilk kuralı şu:
Mükemmel plan yapmaya çalışmayın.
Her dakikası dolu programlar, çocuklarla çoğu zaman işlemiyor. Sabah 9’da müze, 11’de kahvaltı, 1’de plaj,........
