12 Mart kilometre taşı
Aradan 55 yıl geçmiş. Yarım yüzyıldan fazla zaman... İki yıllık gazeteciyim. Çocuk yaşlarımda 27 Mayıs 1960 askeri darbesini yaşamışım; babamın darbe aparatları tarafından tutuklanıp götürülüşüne tanıklık etmişim. Ancak onun üstünden aradan yıllar geçmiş. Türkiye’nin bir daha askeri darbelere maruz kalmayacağına inanmak istemişim. Ne var ki, 12 Mart 1971 askeri muhtırasına giden yolun taşlarının nasıl özenle döşendiğini de dehşetle fark etmeye başlamışım.
Bunu ilk fark edişim 14 Şubat 1969 olayı. Anlatayım.
14 Şubat 1969, bir Cuma günü. Mesleğe başlayalı bir hafta olmuş. Cuma namazından sonra Komünizmle Mücadele Derneği’yle sağ kesimin bayraktarlığını yapan Milli Türk Talebe Birliği’nin (MTTB) öncülüğünde “Bayrağa Saygı” mitingi düzenlenmişti. Mitingde komünistlere karşı savaş açıldığı ilan edilerek, 16 Şubat’ta yapılacak 6. Filo’yu protesto Yürüyüşü’nde komünistlere karşı mücadele çağırısında bulunuldu. Burada durumu biraz açayım. O sırada Amerikan 6. Filosu İstanbul Dolmabahçe açıklarında demirleyecek ve bir gövde gösterisi yapılacaktı.
Çağırıya Ankara, İzmir ve Trabzon’daki MTTB örgütleri de olumlu cevap verdi. 16 Şubat günü İstanbul’da MTTB ve Komünizmle Mücadele Derneği üyesi 10 binin üstünde eleman (aralarında istihbaratçıların da olduğundan hiç kuşkum yok) ellerinde taş ve sopalarla Taksim Meydanı’nda toplandı. Öte yandan sol görüşlü gruplar da “Emperyalizme Karşı Mustafa Kemal Yürüyüşü” adıyla Taksim’e doğru yürüdü. Bir süre sonra Taksim Meydanı savaş alanına dönmüştü. Tekbir getirerek solcu gençlere saldıran sağcılara polis hiç müdahale etmiyordu. Çatışmalarda iki genç öldü, pek çok genç yaralandı. Bu olaylar tarihe “Kanlı Pazar” olarak geçti.
O........
