menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

RTÜK’ün yetkisiz müdahaleleri

14 0
monday

RTÜK geçen hafta muhalif kanallar, Halk TV, Sözcü TV ve Now TV dışında iktidar yanlısı kanallar ATV, Show TV, Star TV ve Kanal D’ye ceza vererek şaşırttı. İdari para cezası da olsa RTÜK açısından bir yenilik.

Ancak RTÜK, bir yandan da görevi ve yetkisi olmayan konulara girmeye devam ediyor.

RTÜK’ün bir siyasetçinin konuşmasına müdahale etme, yayınını engelleme gibi bir yetkisi yok. Buna rağmen RTÜK, Özgür Özel’in, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik sözlerini yayımladığı gerekçesiyle Sözcü TV’ye ceza vermesiyle yetki alanı dışına çıktı; basın ve ifade özgürlüğüne müdahale etti.

RTÜK Başkanı Mehmet Daniş de Anneler Günü öncesinde yayımlanan şarjlı elektrik süpürgesi reklamında kadının köpeğine “Oğlum” diye seslenmesine tepki vererek görev ve yetki alanı dışına çıkmıştı.

“Bu yaklaşım; ne hayvan sevgisini doğru temsil eder ne de annelik kavramına hak ettiği değeri verir” görüşünü dile getirmiş, “ekranlarda değer erozyonuna izin vermeyeceklerini” ve “ilgili reklam filmi hakkında inceleme başlattıklarını” duyurmuştu.

Aslında RTÜK’ün reklamları denetleme yetkisi yoktu; Üst Kurul Başkanı’nın da reklam yayınıyla ilgili inceleme başlatması söz konusu olamazdı. Ticaret Bakanlığı’na bağlı olan, RTÜK’ün de bir üye ile temsil edildiği Reklam Kurulu bu konularda yetkili.

O nedenle Mehmet Daniş’in o sözlerini nasıl gerçekleştireceğini merakla izledim. 2.5 ay kadar geçmesine rağmen RTÜK’ten o reklamla ilgili hiçbir karar çıkmadı, zaten çıkamazdı da.

Şimdi Mehmet Daniş, o sözleriyle ilgili kamuya açıklama yapmakla yükümlü. Umarım karar alınmadan önce Üst Kurul’u bağlayan açıklamalar yapmaması gerektiğini de anlamıştır.

CHP’deki saflaşma ve gazetecilere saldırılar

25 yıllık AKP iktidarının medyaya getirdiği yeni düzende gazeteciler, politikacıları zorlayan, sorgulayan, kimi zaman da sıkıştıran sorular sormayı büyük ölçüde unuttu. Sadece iktidar mensupları değil, muhalefet partilerinin yöneticileri de pek sevdi bu durumu.

O yüzden de ağırlamayan, pohpohlamadan sorgulayan gazeteci görünce şaşırıyor, kimi zaman tepki de gösteriyorlar. Gazete Pencere’den Yıldız Yazıcıoğlu daha önce sorgulayan soruları nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Bahçeli başta olmak üzere birçok politikacının tepkisine muhatap olan bir gazeteci.

Şimdi de CHP Sözcüsü Müslim Sarı’ya “mış” gibi yapmadan, dobra sorular sorarken bir çirkinliğe maruz kaldı; “Sarı zarf alıyorsunuz, tabii öyle soru sorarsınız" diye laf attı bir partili.

Yıldız Yazıcıoğlu ve oradaki gazeteciler, anında tepki gösterdiler. Müslim Sarı da Hüseyin Doğan adlı bu kişinin danışmanı olmadığını, sadece “kendisine zaman zaman yardımcı olduğunu” söyledi ve onun davranışını onaylamadığını belirtti.

Fakat gazeteciler için kurulan WhatsApp grubunun yöneticisi olan Hüseyin Doğan’ın partiden uzaklaştırıldığına dair bir açıklama olmadı. Zaten CHP Genel Merkezi’nde iktidar medyası dışındakilere tavır alındığı açık. Muhalif medya ve gazetecilere para ödendiği iftirası bir süredir, partiden bazı isimler ve Yeni Akit gazetesi tarafından öne sürülüyor. Karalanmaya çalışılan gazeteciler dava açsalar da bu dedikoduları tedavülden kaldıracak bir davranış sergilenmiyor.

Maalesef CHP’deki saflaşma, gazetecilere fiziki müdahalelere de neden oluyor. Genel Merkez bahçesinde Halk TV ekibine iki kez müdahale edildi. Kemal Kılıçdaroğlu destekçileri, TBMM önündeki karmaşada Sözcü TV muhabirlerine saldırdılar. Özgür Özel destekçileri de TGRT Haber ve Akit TV muhabirlerine........

© Muhalif