menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

M. Akif Ersoy, izleyicilerine borçlu

9 0
10.03.2025

Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni M. Akif Ersoy, DEM Milletvekili ve Meclis Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder ile Öcalan’ın çağrısı hakkında söyleşiye başlarken, “Bu akşam kıymetli bir misafirim var. Çok büyük bir keyifle misafir ediyorum Sayın Önder’i” dedi.

Halbuki aynı M. Akif Ersoy, dört yıl kadar önce HDP’lilere uyguladıkları ambargoya yönelik eleştirileri yanıtlarken bambaşka havadaydı. Özetle “…PKK'yı terör örgütü olarak görmeyen ve kanlı eylemlerini kınamayan kişileri ve temsilcileri tartışma programlarına evrensel yayıncılık ilkeleri ve kendi yayın çizgimiz gereğince davet etmiyoruz” açıklaması yapmıştı.

Deneyimli gazeteci Zafer Arapkirli, bu yayın sonrasında ambargo uygulamaktan vazgeçtikleri için Habertürk ve Ersoy’u kutlarken, ambargonun yanlışlığına da dikkat çekti:

“Zaten en başta, ‘Gazeteci şununla konuşmaz, şunu ekrana çıkarmaz bunu ekrana çıkarmaz’ diye bir kural koyarak hata etmiştiniz. Gazetecinin böyle kuralları olmaz.

Biz katılmasak da siyasi bir duruşu/görüşü/programı/ideolojisi olan, meşru zeminde siyaset yapan insanların sıkı sıkıya sorgulanmak ve gazetecilik kuralları çerçevesinde, mer'i kanunların da çiğnenmemesi kaydıyla, iyi hazırlanılmış bir mülakat amacıyla ekrana çıkarılmasından hiç kimse istisna tutulamaz. Ambargo konulamaz.”

Çok haklı Arapkirli. Gazeteci hiç kimseye ambargo koyamaz; hele de milyonların oy verdiği bir partinin TBMM’deki temsilcilerini dışlayamaz; yok sayamaz. Herkesle her konuyu kötülüklerle arasına mesafe koyarak, yanlışları teşhir ederek konuşur.

Bu açıdan bakıldığında Ersoy ve Habertürk’ün ambargosu vahim bir gazetecilik yanlışıydı, vazgeçilmesi iyi oldu. Ancak Ersoy ve Habertürk, izleyicilerine bir açıklama borçlu. Nasıl oldu da Sırrı Süreyya Önder, “kıymetli bir misafir”e dönüştü? HDP’nin uzantısı olan DEM’in siyasi çizgisi değişmediğine göre ambargonun yanlış olduğuna mı kanaat getirdiler?

Öyle geçiştirerek, geçmişteki efelenmeleri yok sayarak olmaz. M. Akif Ersoy ve Habertürk, bu soruların yanıtlarını izleyicilerine tatmin edici bir dille açıklamak durumunda.

Sadece Habertürk de değil, yıllardır DEM çizgisine adını koymadan sansür uygulayan ama şimdi o partinin yöneticilerinin konuşmalarını yayımlayan öbür haber kanalları da tavır değişikliğini izah etmeli izleyicilerine.

Sağlık muhabirleri bakanlık memuru mu?

Milli Savunma Bakanlığı’nın “savunma muhabirleri” için düzenlediği “eğitim semineri”, yeni bir moda yarattı galiba. Sağlık Bakanlığı da sağlık muhabirlerine “eğitim programı” düzenledi.

Bakanlığın Anadolu Ajansı ile birlikte düzenlediği programda, “Dezenformasyonla mücadele ve kamu diplomasisi”, “Sağlık haberciliği dili ve sağlık haberciliğinde etik ve hukuki boyut”, “Sağlık iletişimi ve dezenformasyonla mücadele” ve “Sağlık haberciliği haber simülasyonu” sunumları yapılmış. Programın amacı “sağlık haberlerinin doğruluğunu artırmak, sağlıkla ilgili konuları etik ve bilimsel açıdan doğru biçimde raporlama yeteneği kazandırmak” imiş.

Keşke sağlık muhabirleri, kendilerini bakanlığın memuru düzeyine indirgeyen programa katılmasalardı. Bakanlık bürokratlarının gazetecilere eğitim vermeye kalkması, gazeteciliğin doğasına aykırı bir........

© Muhalif