Birleşik Krallık’taki Girdap
Geçtiğimiz hafta Galler ve İskoçya’da parlamento; İngiltere’nin bazı bölgelerinde de yerel seçimler gerçekleşti. Seçimlerin en büyük kazananı öngörüldüğü üzere Nigel Farage’in önderliğindeki Reform olurken, ikinci senesini doldurmadan ülkenin her yerinde ağır kayıplarla sınanan Starmer’ın Labour (İşçi Partisi) hükümeti oldukça hararetli günlerden geçiyor.
Hatırlanacağı üzere Birleşik Krallık’ın şu anki başbakanı Keir Starmer’ın ismi, 19 Mart sürecindeki sessizliği nedeniyle Özgür Özel tarafından da öfkeyle anılmıştı. Özel’in haricinde Starmer’ın isminin uzun bir süredir Birleşik Krallık’ta da pek sempati uyandırdığı söylenemez. Uzun zamandır düşük seyreden görev onay oranı, partisinin oy tabanını Green’e (Yeşiller Partisi) ve Reform’a kaybetmesi, Mandelson skandalındaki tutumuyla parti içerisindeki elit desteğini yitirmeye başlaması ve en nihayetinde; geçen haftaki seçimlerdeki ciddi mağlubiyeti Starmer’ın geleceğine yönelik tartışmaları iyice hararetlendirdi.
O halde Starmer, zaten düşük olan popülaritesinin üzerine son bir ayda yaşananların ardından pozisyonunu korumayı başarabilecek mi? Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanı Wes Streeting’in öncülüğünde başlaması muhtemel parti içi liderlik seçimlerinde kim favori görünüyor? Ve belki de en önemlisi, olası lider değişimi partiyi içerisinde bulunduğu girdaptan çıkarabilecek mi?
Buraya Nasıl Gelindi?
Blair hükümetlerinde bakanlık yapmış ve Blair dahil birçok önemli İngiliz siyasetçiyle Jeffrey Epstein’i tanıştırdığı aktarılan Peter Mandelson, Şubat 2025’te Starmer tarafından Birleşik Krallık’ın ABD büyükelçisi olarak atanmıştı. Geçtiğimiz nisan ayında tartışmalı bir figür olan Mandelson’ın görevlendirilmesinin güvenlik incelemesinden geçememesine rağmen yapıldığının ortaya çıkması üzerine Keir Starmer, partisinin içinde de sıklıkla tartışılan bir figür haline geldi.
Keir Starmer’ın dipleri gören popülaritesinin üzerine yaşanan skandal, Labour’ı yerel seçimler öncesinde oldukça savunmasız bıraktı. Nitekim seçimlerin sonucunda Labour, tarihsel olarak güçlü olduğu bölgelerde kendisine daha sol bir alternatif olarak ortaya çıkan Green Party’e ciddi miktarda oy kaybetti. Ek olarak anketlerde ülkenin uzun bir süredir birinci partisi görünen Reform’da araştırmaların öngördüğü üzere seçimlerden birinci çıktı. Conservative (Muhafazakâr Parti) beklendiğinden daha az bir kayıp yaşarken Liberal Demokratlar’daki durağan görüntü devam etti.
Sonuç olarak daraltılmış bölge seçim sistemine rağmen Birleşik Krallık’ın son yüz yılına damga vurmuş iki köklü partisi Labour ve Conservative; Reform ve Green gibi alternatif partilerin tehdidi altında. Ayrıca İskoçya’daki SNP’i (İskoçya Ulusal Partisi) ve Galler’deki Plaid Cymru’yu (Galler Partisi) denkleme katarsak seçim sisteminin sınırlandırmalarına rağmen bugün Birleşik Krallık siyasetinde etkin yedi tane siyasi parti bulunmakta.
Keir Starmer yerel seçimlerin hemen ardından, kendi ve partinin geleceğine dair önemli açıklamalarda bulundu. Kulislere ve söylemlerine yansıyan haberlere göre görevi bırakmaya niyeti olmayan ve olası bir liderlik oylamasında iddiasını sürdürmeye devam edeceği belirtilen Starmer, mağlubiyetini kabul eden ve doğru mesajlar içeren konuşmasını silik bir tonla yaptı.
Starmer hükümetinin kötü gidişe devam etmesi durumunda ülkenin çok karanlık bir patikaya saplanacağını, ilk iki senedeki........
