Yolsuzluğun Anatomisi: İnsandan Sisteme Bir Sorgulama
Bugün, toplumumuzun damarlarında dolaşan ve hepimizi derinden etkileyen bir hastalığın, Yolsuzluğun Anatomisi üzerine bir sorgulama yapacağız. Yolsuzluk dediğimiz olgu, yalnızca ekonomik veya hukuki bir suçtan ibaret değildir; o, aynı zamanda derin bir ahlaki yozlaşmanın, bireysel tercihin ve sistemsel körlüğün bir dışavurumudur. Bu müzakerenin başlangıç noktasını, sorunun en temel kaynağına, yani insana konumlandırmalıyız.
Bireyin İç Dünyası ve Aldanışın Psikolojisi
Bir insan, aldatmayı, rüşveti veya yolsuzluğu neden tercih eder? Bu tercih, dışarıdan gelen cazibelerin, bireyin kendi değerler dünyasını nasıl istila ettiğinin bir göstergesidir. İnsan, kendi dünyasının dışındaki, çoğunlukla hızla zenginleşme ve gösteriş üzerine kurulu, özenti duyduğu başka dünyalara imrenmeye başladığında, kendi iç muhasebesini kaybetmeye başlar. Bu özenti, bireyin etik pusulasını bozar. Şartlar ne olursa olsun dürüstlükten, liyakatten ve adaletten yana tavır almak yerine, kolay yolu, yasadışı kazancı seçmek; aslında bir anlık çıkar için bütün bir ömrü ve onuru riske atmaktır. Yolsuzluk, sadece bir mal varlığına el uzatmak değil, bizzat kişinin kendi vicdanına ve karakterine ihanetidir.
Şikayet Kültüründen Sistem İnşasına
Elbette, bir toplumda yolsuzluklar sürekli bir hal almışsa, burada sistemsel bir bozukluk........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Penny S. Tee
Gideon Levy
Waka Ikeda
Mark Travers Ph.d
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin
Chester H. Sunde