“Minarelerden ezan okunması işi değiştirmiyor” diyen Prof. Dr. Yavuz Köktaş’a soruşturma
“Minarelerden ezan okunması işi değiştirmiyor” diyen Prof. Dr. Yavuz Köktaş’a soruşturma
Hakkı Söylemek Suç mu Oldu?
Şimdi asıl meseleye gelelim…
Bir ilahiyat profesörünün, bir ilahiyat hocasının veya bir imamın bu toplumda başka ne gayesi olabilir?
Yanlışa yanlış demek…
İnsanları harama karşı uyarmak…
Toplumun ahlaki yapısını tehdit eden gelişmelere dikkat çekmek…
Hatta soruyu biraz daha açık soralım:
Biz Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan, ilahiyat hocalarından ve imamlarımızdan ne bekliyoruz?
Sadece cenaze namazı kıldırmalarını mı?
Sadece cuma hutbesi okumalarını mı?
Yoksa toplumun içine girip gördükleri yanlışları da dile getirmelerini mi?
İslam Sadece Caminin İçinde Değildir
İslam, sadece caminin dört duvarı arasında anlatılacak bir din değildir.
İslam‘ın hayatın tamamına ilişkin bir sözü vardır.
Faiz konusunda sözü vardır. Zina konusunda sözü vardır. Kumar, alkol, uyuşturucu, kul hakkı, yalan, iftira ve ahlaki yozlaşma konusunda sözü vardır.
Tesettür ve mahremiyet konusunda da sözü vardır.
Dolayısıyla bir ilahiyat hocasının toplumda gördüğü ahlaki bir problemi gündeme getirmesi, mesleğinin dışında bir iş yapması değildir.
Tam tersine, mesleğinin gereğini yerine getirmesidir.
Elbette kullandığı üslup tartışılabilir.
Elbette bir cümlenin daha farklı kurulması gerektiği söylenebilir.
Nitekim Prof. Dr. Köktaş da kullandığı ifadenin yanlış anlaşılmaya müsait olduğunu kendisi ifade etmiştir.
Ancak bir ifadeyi eleştirmek başka şeydir; o ifadeyi sahibinin hiç söylemediği başka bir şekle dönüştürmek başka şeydir.
Meselenin dikkat çekici taraflarından biri de burada ortaya çıkıyor.
Prof. Dr. Yavuz Köktaş’ın paylaşımında “Gavur Rize” şeklinde bir ifade bulunmuyor.
Köktaş, Rize sokaklarında gördüğü bir manzaradan hareketle Türkiye’deki kültürel ve ahlaki değişim üzerine değerlendirme yapıyor.
Fakat........
