menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“NE VAR HERKES DİYOR”

20 0
13.06.2026

“NE VAR HERKES DİYOR”

Son yıllarda yaygınlaştı; artık anneler çocuklarına “anneciğim”, babalar “babacığım” diye hitap ediyor. Bunu gören teyzeler, dayılar, amcalar halalar, dedeler, kendi ünvanı artı -cığım ile çocuklara sesleniyor. Hatta geçen hafta bir kadın, café’deki erkek garsonu çağırıyor: “ablacığım, bakar mısın?” Herhalde emsal aldıkları bir aileyi, bebeklerini “anneciğim” sözüne alıştırırken duymuş, yanlış anlamış, zincirleme reaksiyonla da kitlesel olarak benimsemişler. Birbirlerini çarşıda pazarda uluorta “aşkım” diye çağıran toplumumuzdaki son moda.

Neden “babacığım”, “ablacığım”? Çünkü “ne var herkes diyor”.

Türkiye toplumu, dışarıdan misafirlerle doksan milyonu aşan yeni bir toplum. Cumhuriyetin başında, sonradan giden azınlıklar bırakılırsa ’ten fazlası kırsal kökenli bir toplum. Yeniden tanımlanan devlete ayakbağı olmamaları için yüzyılların birikimi olan eski elit Müslüman kesim eridi, kayboldu, Batılılaştı, asimile oldu, silindi. Eski bilgi kayboldu. Her şeye yeniden başlandı.

TÜSİAD üyeleriyle çerçevesi çizilen yeni kaymak tabaka, bir iki eski dönme aileyi bir yana bırakırsak yeni aristokrasimiz, yüz yıl önce çiftçi çocukları, sıfırdan başlayanlar, ailesini eşyasını bir kağnıya yükleyip Balkan, Kafkas mezaliminden canını kurtaranlardı.

Aristokratlarımızın en köklüsünün kökeni Kaleiçi’nde bakkal. Diğeri rençber. Diğeri tiftik keçisi çobanı. Öbürü evinden kaçan bir köy çocuğu. Beriki hamutçu. Diğeri gayrimüslim ustasının himayesinde ticarete girmiş.

Bu yükselişler herkesin beceremeyeceği kişisel başarı öyküleri. Meritokrasinin, iradenin zaferi. Ona söz yok. Ama hakim sınıfın baştan kurulmasıyla elit devamlılığı toplumdaki bilginin nakli, dünyanın en zengin ve köklü dilinin korunması mümkün olmadı. Her şeye yeniden baştan başlanıyor.

Türkçe sanılanın aksine 1930larda dönüşmedi. 1950lerde Latin alfabeli Osmanlıca vardı. Eski elitlerin, devlet adamlarının muharrirlerin, Ulunay’ların, Burhan Felek’lerin bir bir oryadan kalkması ardından 1960 ve 70’lerde dönüştü. Yani eski Osmanlı kültürel elitlerinin tamamen ortadan kalkmasıyla 1960larda dil devrimi meydana geldi. Cevap yerine yanıt ancak 2000’lerde yaygınlaştı.

Mesela o kadar paraya rağmen eski elitler hakir gördüğünden “bari çocuk ögrensin, hem de doğrudan Batıdan” demişler, oğlanı yazları İtalya’da Agnelli’lerin yanına yollamışlar. Kötü sonuçları olmuş. Nasıl bir zihniyet olduğu, o ilkel “Kürt kadın” fıkrasıyla herkese malum oldu. Oğlu bir röportajda “karım Mourinho’ya bayılıyor” diye tekrarlar, öbür oğlunun yaşam biçimi yazılmaz. Konular bilinse koca holding çöker.

Köy kökenli yeni burjuvazi, gördüğünü benimsedi. Mektepte verileni kucakladı. İçki masalarındaki uyduruk Marksistleri, papyonlu laf ebelerini huşu içinde dinledi. Toplumda güçle özdeştirdikleri kişilerden duyduklarını özümledi. Batıyataparlaştı. Çocuklar koleje gitti, Avrupa’ya gitti, kendince en yüce bilgiyi aracısız olarak kaynağından aldı.

Dönünce “bak babişko, Maslak ile Manhattan’ı birleştirdim, Mashattan yaptım, taksitle centeri birleştirdim, Taksit Center oldu.”........

© Mir'at Haber