menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

YETERİNCE SEVİLMEYEN ÇOCUKLAR İLERİDE SORUN OLURLAR

48 0
19.09.2026

YETERİNCE SEVİLMEYEN ÇOCUKLAR İLERİDE SORUN OLURLAR

Bu bağlamda şu ayeti iyi tefekkür etmek gerekir: “Onlar ki, ‘Ey Yüce Rabbimiz!’ diye yalvarırlar, ‘Bize, (yüzümüzü güldürecek, öldükten sonra amel defterimizi kapattırmayacak) gözümüzün aydınlığı olacak tertemiz eşler ve çocuklar bahşet ve bizi (dürüst ve erdemlice yaşayan, çirkin davranışlardan) sakınan kimseler için (dünyada yalnızca Sana kul olma, iyilik ve güzellikleri yayma konusunda örnek ve) öncü kıl!’”[1] Bu ayetten aileyi oluşturan eşlerin ve çocukların göz aydınlığı olduğunu anlıyoruz. “Göz aydınlığı” deyiminde hem sevgi hem de değer anlamı vardır. Çocuklar, eşler arasındaki derin sevginin meyveleridirler. İnsanların kendilerinden bir parça veya kendileridirler. Onları sevmek, insanın kendini sevmesinin ve saygı duymasının doğal sonuçlarıdır. Bütün bu nedenlerden dolayı çocukları ölçülü sevmek fıtrattandır. Çocukları sevmemek ise fıtrattan sapmadır.

Allah Teâlâ, dilediği insanlara çocuk verir, dilediklerine de vermez. Vermesi lütfudur. Vermemesi ise belki de kavrayamadığımız hikmetlere dayanmaktadır. Allah Teâlâ, kullarına çocuklar vererek veya vermeyerek imtihan edebilir. Önemli olan, çocukların haklarını vererek imtihanı başarmaktır. Dolayısıyla çocuğu olan birinin olmayana karşı asla bir üstünlüğü yoktur. Bu konuda şu ayet çok önemlidir: “Hâlbuki göklerin ve yerin hükümranlığı yalnızca Allah’a aittir. O, (belli bir hikmet doğrultusunda) dilediğini dilediği şekilde yaratır; örneğin, dilediğine kız çocuğu bağışlar, dilediğine erkek çocuk verir.”[2] Allah’ın lütuf olarak verdiği çocuklar aynı zamanda ebeveynlerin imtihanıdırlar.[3] Allah’ın çocuk lütfetmeyerek imtihan ettiği kimseleri rencide edecek söz ve davranışlardan sakınmak gerekir. Çocuklarla veya çocukların sayısıyla övünmek asla Müslümanca bir davranış değildir. Önemli olan, doğan çocukla imtihanı başarmak ve emaneti fıtratına uygun yetiştirmektir. Cehenneme odun hazırlamamak ve imtihanda başarılı olmak için çocukların yetişmesine ve kâmil birer insan olmalarına her türlü katkıyı sağlamak anne babaların görevleridir. Bu çerçevede bilinmelidir ki çocuklara karşı ebeveynlerin en temel görevleri onları yeterince sevmektir. Çocuklar sevgi ile doğarlar ve sevgi ile yetişirler. Sevgiden mahrum olan çocuklar çiçek gibi solarlar ve sevgi boşluğuna düşerler. Bu boşluğu telafi için arayışlarında da çoğunlukla yanılırlar ve ağır psikolojik sendromlar yaşarlar.

Çocuk sevgisinde de elbette ölçülü olmak gerekir. İnsaniyet çerçevesi içerisinde ve ölçülü bir sevgi ideal olandır. Taparcasına çocuk sevmek ve onun için hayırlı hizmetlerden geri kalmak ilahi sevgiye karşıttır ve dinen de haramdır. Bu çerçevede Resulullah Efendimiz, “Bir şeyi çok sevmek gözü kör, kulağı sağır eder.”[4] buyurmak suretiyle her türlü sevgide olduğu gibi çocuk sevgisindeki ölçüye işaret etmiştir. Çocuklar ölçüsüz sevilecek olurlarsa hem onların yetişmelerinde ciddi problemler çıkar hem de başlarına........

© Mir'at Haber