menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

RAMAZAN BAYRAMI: PAYLAŞMAK, HATIRLAMAK VE BARIŞMAK

17 0
19.03.2026

RAMAZAN BAYRAMI: PAYLAŞMAK, HATIRLAMAK VE BARIŞMAK

Bizleri, on bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’in feyziyle rızıklandıran; gündüzlerini sıyamla (oruç), gecelerini kıyamla (ibadet) nurlandıran ve nihayetinde biz günahkar kullarını bayramın süruruna eriştiren Rabbü’l-Âlemîn’e, sonsuz hamd ü senâlar olsun.

​Salât ve selâm; iki cihanın serveri, ahlâk-ı hamîdenin en güzel örneği olan Efendimiz Hazret-i Muhammed Mustafa’ya (s.a.v.), onun pak ehl-i beytine ve ashab-ı kiramına olsun.

Bayramlar, sadece neşenin, sevinç ve sürurun yaşandığı günler değildir; onlar, Allah’a kulluk şuurunun, birlik, beraberlik ve kardeşlik anlayışının derinleştiği müstesna zaman dilimleridir.

Bayram, müminlerin kalplerinden kin, nefret, haset ve düşmanlık gibi olumsuz duyguların sökülüp atıldığı; sevgi, kardeşlik ve fedakârlık gibi güzel hasletlerin yerleştiği kutlu bir gündür. İslâm, mü’minler arasında kırgınlık, küskünlük ve dargınlığı hoş karşılamaz: “Bir Müslümanın kardeşiyle üç günden fazla küs durması helal değildir.” (Buhârî) Bu sebeple bayramlar, gönüllerin yeniden buluştuğu müstesna fırsatlardır.

Dinimiz İslâm, mü’minleri bir vücut misali kabul eder. İnsan vücudunun bir uzvunda meydana gelen rahatsızlık, diğer uzuvlarca hissedildiği gibi; dünyanın neresinde olursa olsun bir Müminin yaşadığı sıkıntı da diğer mü’minlerin yüreklerinde hissedilmelidir.

“Müminlerin misâli, birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet ve şefkat göstermede, tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer organların da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir beden gibidir.” (Buhârî ve Müslim)

İşte bu, gerçek imâna sahip olan müminlerin özelliklerinden biridir. Nefsî isteklerimizi bir kenara........

© Mir'at Haber