menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İMÂNIN ŞAKASI OLMAZ: YA ELİF GİBİ DİMDİK, YA DA EBEDÎ HÜSRAN!

118 0
03.05.2026

İMÂNIN ŞAKASI OLMAZ: YA ELİF GİBİ DİMDİK, YA DA EBEDÎ HÜSRAN!

Hanımlar, beyler… Herkes aklını başına devşirsin! Öyle “inandım” demekle, diliyle Müslümanlık taslayıp icraatıyla küfre yelken açmakla bu iş yürümez. Îmân dediğin bir bütündür; ya tam girersin ya da kapının dışında kalırsın. Ortası yok, gri bölgesi yok!

İrtidat dediğimiz illet, sadece “ben dinden çıktım” demek değildir. Asıl tehlike; sözünle, fiilinle veya o sinsi inkârınla İslam’ın kalbine hançer saplamaktır. İrtidâtın kelime manası “geri dönmek”tir. Nereye dönüyorsun efendi? Aydınlıktan karanlığa, hidayetten dalalete dönmenin adıdır bu! Allah’ın birliğini, Resûlullah’ın (s.a.s.) peygamberliğini tasdik ettikten sonra kalkıp da İslâm’ın esaslarını çiğnemeye kalkarsan, adama “dur” derler!

Şartlı Şurtlu Müslümanlık Olmaz!

İslam bir açık büfe değildir; işine geleni alıp işine gelmeyeni kenara itemezsin. Zarûrât-ı diniyye diyoruz; yani dinin tartışmasız hükümleri… Bunlardan birini bile inkâr ettin mi, bittin! Abdullah b. Mes‘ûd (r.a.) ne güzel söylemiş: “Kur’an’dan bir şeyi inkâr eden, tamamını inkâr etmiş olur.” Bu kadar net! “Ben namaza inanırım ama şu hüküm çağdışı” dersen, kusura bakma ama imânını o kapıda........

© Mir'at Haber