menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

LUT GÖLÜ’ÜNDE BİR MEYDAN OKUMA: FITRATA, AHLAKA VE İLAHİ İBRETE KARŞI KURULAN SAHNE

14 0
26.04.2026

LUT GÖLÜ’ÜNDE BİR MEYDAN OKUMA: FITRATA, AHLAKA VE İLAHİ İBRETE KARŞI KURULAN SAHNE

Bazı mekânlar yalnızca coğrafya değildir; hafızadır, ibrettir, ilahi uyarının yeryüzündeki suskun şahididir. Lut Gölü denilen yer de Müslüman bilinç için sıradan bir turizm alanı değildir. Kur’an’ın defalarca anlattığı Lut kavminin kıssası, insanlığın sadece geçmişte yaşanmış bir felaketi hatırlaması için değil, her çağda ahlakın, fıtratın, neslin ve toplum düzeninin nasıl bozulabileceğini görmesi için anlatılmıştır. Bugün İsrail’in bu bölgede LGBT temalı büyük bir festival düzenleme hazırlığı, yalnızca bir eğlence organizasyonu olarak okunamaz. Bu, sembolik bir tercihtir; ilahi uyarının mekânını modern haz kültürünün vitrini hâline getirme teşebbüsüdür.

Kur’an, Lut kavmini anlatırken meseleyi yalnızca bireysel bir günah olarak değil, toplumsal bir sapma, ahlaki düzenin ters yüz edilmesi ve fıtratın bozulması olarak ele alır. “Sizden önce âlemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı hayasızlığı mı yapıyorsunuz?” buyurulur. “Kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Hayır, siz haddi aşan bir topluluksunuz.” (A‘râf 7/80-81). Bu ayetler, meselenin sadece özel hayat tercihi olarak sunulamayacağını; toplumun değerlerini, neslin devamını, aile kurumunu ve insanın yaratılış düzenini ilgilendiren büyük bir ahlaki kırılma olduğunu gösterir.

Lut kavminin helak oluşu Kur’an’da tekrar tekrar zikredilir. Hûd 11/77-83, Hicr 15/57-77, Şuarâ 26/160-175, Neml 27/54-58, Ankebût 29/28-35 ve Kamer 54/33-39 ayetleri, bu kıssanın Müslüman zihinde geçici bir tarih bilgisi değil, diri bir uyarı olması gerektiğini ortaya koyar. Allah Teâlâ, “Andolsun, biz aklını kullanacak bir kavim için oradan apaçık bir ibret bıraktık.” buyurur (Ankebût 29/35). İşte bugün tartışılması gereken tam da budur: İnsanlığın ibret alması için bırakılmış bir mekân, nasıl olur da ibretin tersine çevrildiği bir gösteri alanına dönüştürülür?

Bu festival, modern dünyanın ahlakı özgürlük adı altında yeniden tanımlama çabasının bir parçasıdır. Bugün “özgürlük” kavramı, çoğu zaman insanın nefsine sınır koymaması, arzusunu kutsaması ve fıtratı değiştirmesi şeklinde sunuluyor. Oysa Kur’an’a göre özgürlük, insanın hevasına köle olması değil, Allah’ın çizdiği sınırlar içinde onurlu bir hayat kurmasıdır. “Allah’ın yaratışında değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur; fakat insanların çoğu bilmez.” (Rûm 30/30). Fıtrat, insanın keyfine göre eğip bükeceği bir şey değildir; Allah’ın........

© Mir'at Haber