BİZE DAYATILAN VAHŞET MEDENİYETİNE KARŞI DİRENİŞİN SİYASETİ
BİZE DAYATILAN VAHŞET MEDENİYETİNE KARŞI DİRENİŞİN SİYASETİ
Modern dünyanın parıltılı ama acımasız yüzü, insanoğlunu vahşetten ibaret bir âleme dönüştürdü. Teknoloji ilerlerken ruh geriledi; insanlık, fıtratının gereği olan merhametini yitirip kâr ve güç odaklı bir sığlığa mahkûm edildi. Bu hakim medeniyetin, köklerimizi unutturarak bizi dönüştürme gayretine girmesi şaşırtıcı değil. Ancak daha acısı, bu zihniyetin kendi topraklarımızda her daim temsilciler bulmasıdır.
Bu topraklarda, kadim bir cihan devletinin mirasçıları olarak, bu vahşet medeniyetinin izdüşümünü, bugüne dek adını bile değiştirmeyen, İttihatçı zihniyetin taşıyıcısı olan bir siyasi damarda görüyoruz. Onların tercihi, merhamet medeniyetinin sahibi Osmanlı Devleti’ni çöküş yıllarında, manevi değerlerini koruyarak teknolojik çağa taşımak olmadı. Aksine, dışarıdan gelen vahşet tacirlerinin isteği doğrultusunda, o görkemli........
