menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“KISASTA HAYAT VARDIR” AYETİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

9 0
01.03.2026

“KISASTA HAYAT VARDIR” AYETİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Anlatacağım olayın otuz seneden fazla geçmişi var.  Büyük ihtimalle olayın şahitlerinin de hafızasından silinmiştir. Ben de olayın kahramanlarını unuttum, ama o gün zihnime kazınan “Kısasta hayat vardır” sözünü hiç unutmadım.

90’lı yıllar, Hababam Sınıfı filmlerinin sık sık ekrana geldiği, öğrencilerimizin de seyrettiklerini sınıfta uygulamaya çalıştıkları yıllardı. Belki de yaşları icabı, gençler derse katılmak istemiyor, ders saatinin eğlenceli geçmesi için fırsat kolluyorlardı. Dersle ilgilenen birkaç öğrencimizin dışında sınıfın tamamının diploma almaktan başka hedefleri yok gibiydi. Derse hep hazırlıklı gelen bir öğrencimiz vardı ki kılık kıyafetinden yoksulluğu hemen fark ediliyordu. Bir an evvel okulu bitirip hayata kısa yoldan atılmak istediği anlaşılıyordu. Bu terbiyeli, çalışkan ve yoksul öğrencimizi derste görmediğim bir gün, arkadaşlarına sordum. Aldığım cevap beni çok şaşırttı. Çünkü hiç aklıma gelmeyecek bir suç işlemişti: hırsızlık.  Suçu da cezası da kesindi. Arkadaşları affını istemem için benim okul idaresiyle konuşmamı istiyorlardı.

Müdür yardımcımız görmüş geçirmiş, hakîmâne duruşuyla çevresine saygı telkin eden, dirayetli bir hocaydı. Öğrencimizin durumunu dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım, sınıfın da benim de isteğim onun affedilerek aramıza dönmesiydi. Fakat ne söylediysek hocayı bir türlü ikna edemedik.  Hoca, öğrencimizin gelecekte de aynı fiili işlemesi durumunda mesleğin adını karalamış olacağını söylüyordu. Onun için iyi olan, evine yakın bir okulda eğitimini sürdürmesiydi. Zaten okulla ilişiği kesilmiş, nakil işlemleri gerçekleşmişti. Hoca, merhametiniz sizi adil olmaktan alıkoymasın, dedi ve “Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki suç işlemekten sakınırsınız.” ayetiyle konuşmamızı sonlandırdı.

“Kısas” kelimesini duyanların birçoğu hemen irkiliyor: “Her insanın hatası olur, hatasız kul olmaz; illâ ceza vermek mi gerekir? diyorlar. Kur’an’daki hırsızlık, adam öldürme, yaralama gibi fiillere verilen ağır cezalarla “kısas” kelimesini eşleştiriyorlar.  Konunun fıkhî hükümlerini uzmanlarına bırakıp, kelimenin gerçek anlamının peşinden gidersek, gündelik hayatımızda kısas metodunun adaletin tesis edilmesinde ne derece etkili olduğuna ilişkin bir fikir edinebiliriz.

İslâm Ansiklopedisinde “Ardından gitmek, iz sürmek, yaptığı işte birinin yolunu takip etmek; kesmek, eşitlemek ve misilleme yapmak” manalarında mastar olan kısas, isim olarak “mutlak eşitlik, bir şeyin iki tarafının birbirine denk olması; işlenen fiile ona denk bir fiille mukabele edilmesi” diye tarif ediliyor. Bu tanıma göre, her kim birini zarara uğratırsa, karşı tarafın da kendisine aynı şekilde misilleme........

© Mir'at Haber