KÜRTLER NEREYE? -BİR TECRÜBENİN BİN NASİHATTEN İYİ OLMASI GEREKMEZ Mİ?-
KÜRTLER NEREYE? -BİR TECRÜBENİN BİN NASİHATTEN İYİ OLMASI GEREKMEZ Mİ?-
Öncelikle bu satırların yazarı şunları savunmaktadır:
1. Müslüman Kürtler, Kürt milliyetçilerinden; bir coğrafya olarak Kürdistan da seküler modern ulus bir Kürt Devleti’nden ayrıdır.
2. Kürtlerin yaşadığı ciddi sorunları, maruz kaldıkları mağduriyetleri var.
3. Kürtlerin yoğun yaşadığı bölge Daru’l İslam’ın bir paçası, dolayısıyla Kürtler Muhammed (s.a.) ümmetinin üyeleridir. Diğerleriyle Kürtler arasında zerre miktarı fark yoktur, fark ve üstünlük sadece takvadadır.
4. Ana referanslarıyla İdeal, 15 asırlık tecrübe ile Tarihsel ve el’an yaşamakta olduğumuz Reel İslam ışığında Kürt ve diğer sorunların çözümü mümkündür, kolaydır.
5. Müslüman bakış açısından kavimlerin dört temel hakkı vardır:
a. Kimliklerini görünür kılmaları,
b. Ana dillerinde konuşma serbestliği ve eğitim-öğretim,
c. Örf ve adetlerini devam ettirme hakları,
d. Diğer bölgelere göre dezavantajlı durumda ise üç aşağı beş yukarı sosyo-ekonomik refah ve imkanlar sağlanıncaya kadar ekonomi politikalarında ve yatırımlarda pozitif ayrımcılık yapılması.
Yazık ki, sorunun vaz’ında ve çözümünde ne her kavimden İslamcılar ne de Müslüman Kürtler belirleyici bir inisiyatife sahip değildirler; sahici, gerçekçi bir çözüm olmadığından Kürt kavmi adına siyaset yapan ve silahlı mücadele veren gruplar ve örgütler neredeyse her seferinde –en son Suriye’de yaşandığı gibi- bölgesel ve küresel güçler tarafından istismar edilmekte, ihanete uğramaktadırlar.
Uzun zamandır Amerika ve İsrail’in desteğinde Amerikan emperyalizmine ve Yahudi İsrail siyonizmine hizmet edecek bir “Kürt Devleti” gündemdedir. PYD’nin kurucu ideolojisine göre tasarlanan bu sipariş devlet haliyle seküler olacak; o kadar ki, kadınlardan bir ordu kuracak kadar ultra-modern bir tasarım… Ama kurucu özüne bakıldığında zaten bölgede var olan 56 devlete 57 numara olarak eklenecek. İki yanlış bir doğru etmediği gibi 57 hata da bir doğru etmez. Denenmiş denenmez!
İcad edilmiş “İŞİD tehlikesi”ne karşı –Trump, İŞİD’i Obama’nın imal ettiğini söyledi- CIA ve Mossad’ın desteğiyle oluşturalan SDG yüzde 85’i Araplardan oluşuyordu; Suriye’nin 1/3’ünü, verimli arazilerini, su kaynaklarını, Tişrin barajını, Rakka, Deyrizor gibi petrol yataklarını kontrol ediyor, merkezi yönetime ülkenin petrolünü satıyodu.
2014-2024 arası dönemde Amerika, Esed’in gideceğini ummuyordu, Araplarla Kürtleri bir araya getirmek suretiyle hiç değilse Suriye’nin 1/3’ne hakim olmak istedi. Arap-Kürt birliği (SDG) Amerika’nın dayatmasının sonucuydu.
Trajik olan şuydu ki, Amerika İŞİD’e karşı mücadele edecek asker başına 480, çatışmalarda hayatını kaybeden her Kürt askere 18 bin dolar veriyordu. Bu paralar tabii ki Suriye’nin petrolünden ödeniyordu. Bu yüzden Kürt tarafı sürekli 100 bin, hatta 130 bine baliğ olan bir ordudan bahsediyordu. Bu yeni Kürt entitesi, batının bölgedeki uzantısı olacaktı, Arap, İran, Türk müslümanlığından farklı, batılı değerleri temsil eden bir........
