İran’ın onurlu direnişi
Bismillâhirrahmanirrahîm!
AMERİKA ve İsrail, Haziran’da ve 28 Şubat’ta İran’a iki kere “birlikte” saldırdılar. Haziran saldırısında İran’dan kararlı, sert tepki görünce, sabahı bile beklemeden Trump “ateşkes” istedi; savaş durdu. ABD ve İsrail 28 Şubat’ta, büyük bir hazırlık sonrası, yine “birlikte” hile yüklü saldırılar düzenlediler. Başta dini lider Hamaney olmak üzere, pek çok üst düzey yönetici şehit oldu. Bu, ABD ve İran barış masasındayken yapılan, haksız ve uluslararası hukuku yok sayan bir saldırıydı.
İran, kısa sürede kendini topladı. Amerika ve İsrail’e misillemeye girişti. Tel Aviv’i delik deşik etti. ABD’nin bölgedeki üslerine, büyükelçiliklerine saldırılar düzenledi. İsrail ve ABD’yi iyice hırpaladı. Hürmüz Boğazı’nı bu iki ülkeye kapattı. ABD, Hürmüz Boğazı için Çin, NATO ve Avrupa’dan yardım istedi. Hiçbiri ABD’nin düşmanca saldırılarına destek vermedi.
ABD ve İsrail, hiç bu kadar yalnızlaşmamıştı. Özellikle 10-15 yaşındaki kızların okuduğu okula saldırıp 168 kızımızı şehit etmeleri vicdan sahibi hiç kimsenin içine sinmedi. Trump, İran halkına seslenerek, “Ülkenizi yeniden kazanın”; “Rejime karşı ayaklanın” sözleriyle, halkı devlete karşı ayaklanmaya çağırdı. İran, bu konuda tarih önünde çok güzel bir sınav verdi.
Kızların şehit edilmesi karşısında, muhalifler bile, “Bu rejim meselesi değil; ülke meselesidir” diyerek birbiriyle kenetlendi. Trump’ın isteği ters tepti. Amerika’nın 50 eyaletinde milyonlarca Amerikalı, Trump’ı protesto için “No Kigs-Krallara hayır” yürüyüşleri........
