Sıla yolu sadece bir yol değil, gurbetçinin hafızasıdır
Bugün bir yolculuğa çıktık. Ama bu yolculuk sıradan bir seyahat değildir. Bu yolculuk sadece Avrupa’dan Türkiye’ye uzanan bir güzergâh değildir. Bu yolculuk, yarım asrı aşan bir gurbet hikâyesinin izini sürmek için başlatılmış bir saha çalışmasıdır.
Avrupa Saadet heyeti olarak sıla yoluna çıkışımızı özellikle anlamlı bir yerden başlattık: München Hauptbahnhof.
Çünkü burası sadece bir tren garı değildir.
1961 yılında Anadolu’dan gelen ilk işçi kuşağının Almanya’ya ayak bastığı sembolik kapılardan biridir. Bu yüzden bizim için sıla yolu burada başladı. Bu bir tercih değil, aynı zamanda bir mesajdır.
Bu yolculuğa Avrupa Saadet Başkanı Samet Sami Temel, Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Birol Aydın, Avrupa Hak Arama Derneği Başkanı Şirvan Ünal, Saadet Partisi Yurtdışında Yaşayan Vatandaşlara Yönelik Politikalar Kurulu üyesi olarak şahsım Şaban Turhal ile birlikte İbrahim Durhat ve Sadık Turhal katıldık.
Biz bu yolculuğa turistik bir gezi yapmak için çıkmadık.
Biz bu yolculuğa gurbetçinin sesini yerinde duymak için çıktık. Biz bu yolculuğa sınır kapılarındaki gerçek tabloyu sahada görmek için çıktık. Biz bu yolculuğa yıllardır dile getirilen ama çözülemeyen sorunları TBMM gündemine ve ilgili kurumların dikkatine taşımak için çıktık.
Her yıl milyonlarca insan aynı yolu kullanıyor.
Aynı heyecanla yola çıkıyor. Aynı özlemle memlekete ulaşıyor. Ama aynı çileyi de yaşıyor.
Saatler süren sınır bekleyişleri. Yetersiz peron sayıları. Plansız yoğunluk yönetimi. Yol güvenliği eksiklikleri. TIR şoförlerinin ayrı, gurbetçi ailelerin ayrı yaşadığı sıkıntılar.
Bütün bunlar artık bireysel şikâyet değil, kronik bir mesele hâline gelmiştir.
İşte bu nedenle bu yolculuk bir hatıra yolculuğu değil, bir sorumluluk yolculuğudur.
Macaristan’daki saha temasları… Sırbistan güzergâhındaki incelemeler… Bulgaristan sınır hattındaki gözlemler… TIR şoförleriyle yapılacak görüşmeler… Gurbetçi ailelerin doğrudan sahadaki tanıklıkları…
Bütün bu gözlemler bir rapora dönüşecek ve ilgili kurumlarla paylaşılacaktır.
Çünkü sıla yolu sadece bir ulaşım hattı değildir.
Sıla yolu bir aidiyet hattıdır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 62. maddesi devlete açık bir görev yüklemektedir: yurtdışında yaşayan vatandaşların anavatanla bağlarını korumak ve güçlendirmek.
Bu bağın en somut karşılığı ise sıla yoludur.
Bu yol güçlenirse bağ güçlenir.
Bu yol kolaylaşırsa gönüller rahatlar.
Bu yol güvenli hâle gelirse Türkiye ile gurbet arasındaki mesafe kısalır.
Biz bugün bu yolda sadece kilometre kat etmiyoruz.
Biz hatıraların içinden geçiyoruz. Biz emeğin izini takip ediyoruz. Biz gurbetçinin sessiz beklentisini dinliyoruz.
Ve inanıyoruz ki sıla yolundaki kronik sorunlar çözüldüğünde sadece bir ulaşım meselesi çözülmüş olmayacak. Türkiye ile gurbet arasındaki mesafe de gerçekten kısalmış olacaktır.
