menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Milli Savunma Bakanımız Yaşar Güler’e açık çağrı dövizli askerlikte yanlış politika diaspora gençliğini kaybettiriyor

11 0
wednesday

İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu’nun dövizli askerlik bedeline ilişkin verdiği soru önergesine, Milli Savunma Bakanı Sayın Yaşar Güler adına verilen “bedelin düşürülmesine yönelik herhangi bir çalışma bulunmamaktadır” cevabı, yurt dışında yaşayan özellikle Alman vatandaşı Türk kökenli gençlerimizi ve ailelerini derinden üzmüştür.

Çünkü sahadan gelen veriler nettir:

Yurt dışındaki gençlerimizin Türkiye ile bağ kurmasının önündeki en temel caydırıcı unsur askerlik konusudur.

Ancak burada önemli bir gerçeği açıkça konuşmak zorundayız:

Avrupa’da doğmuş büyümüş gençlerimizin zaten Türkiye’de fiilî askerlik yükümlülüğü bulunmamaktadır.

Dolayısıyla mesele bir zorunluluk değil, bir aidiyet tercihidir.

Tam da bu noktada devlet aklı devreye girmelidir.

Bugün Türkiye’de bedelli askerlik daha çok imkânı olanların yararlandığı bir uygulama olarak görülürken, dövizli askerlik uygulaması ise zorunlu olarak yurt dışındaki işçi ailelerinin çocukları için yıllar önce öngörülmüş bir kolaylaştırıcı düzenleme olarak ortaya çıkmıştır. Ancak zaman içinde bu kolaylaştırıcı düzenleme, amacının dışına çıkarak erişilmesi zor bir eşiğe dönüşmüştür.

Oysa geçmişte bunun farklı şekilde yapılabildiğini de biliyoruz. Nitekim 2016–2018 yılları arasında dövizli askerlik bedelinin 1000 Euro seviyesine düşürüldüğü bir dönem yaşanmıştır. Demek ki devletimiz gerekli gördüğünde böyle bir düzenlemeyi yapabilmektedir.

Eğer o dönemde belirli bir siyasi ihtiyaç doğrultusunda bu bedel 1000 Euro seviyesine indirilebildiyse, bugün zaten fiilî askerlik yükümlülüğü bulunmayan ve yabancı ülke vatandaşı olarak hayatlarını sürdüren milyonlarca gurbetçi aile çocuğunun Türkiye ile bağını güçlendirmek için neden yeniden benzer bir adım atılmasın?

Çünkü burada özellikle altını çizmek gerekir ki meseleye duygusal yaklaşımlarla ya da hamasi söylemlerle bakmak doğru değildir. Dövizli askerlik konusu bir fedakârlık tartışması değil, bir strateji meselesidir. Yurt dışında doğmuş ve büyümüş, zaten fiilî askerlik yükümlülüğü bulunmayan gençlerimizin durumu Türkiye’de yaşayan gençlerle aynı değildir. Bu nedenle mesele askerlik sorumluluğu değil, diaspora politikası ve vatandaşlık bağı meselesidir.

Bugün yalnızca Almanya’da, diğer ülkeler hariç tutulduğunda, yaklaşık 1 milyon 400 bin Alman vatandaşı olmuş Türk kökenli insanımız bulunmaktadır. Buna rağmen çifte vatandaşlık hakkı yeniden tanınmasına rağmen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına yeniden dönenlerin sayısının yalnızca yaklaşık 30 bin civarında kalması hepimiz için ciddi bir uyarıdır. Üstelik bu başvuruların büyük kısmını birinci nesil oluşturmaktadır.

İkinci ve üçüncü nesil sessizce uzaklaşmaktadır.

Sessiz ama derin bir kopuş yaşanmaktadır.

Ve bu kopuşu durdurabilecek en önemli adımlardan biri dövizli askerlik meselesidir.

Dövizli askerlik bedelinin 1000 Euro seviyesine çekilmesi yalnızca mali bir düzenleme değildir; aynı zamanda askerlik yükümlülüğü bulunmayan gençlerimizi çifte vatandaşlığa teşvik ederek savunma bütçesine bugün mevcut olmayan yeni bir kaynağın stratejik bir akılla kazanılması anlamına gelecektir. Bu hakkın özellikle çifte vatandaşlığını belgeleyen gençlerimize tanınması hem adaletli hem de doğru bir yaklaşım olacaktır.

* Savunma Bakanlığı bütçesine yeni ve sürdürülebilir bir kaynak oluşur * Gençler çifte vatandaşlığa yönelir * Türkiye ile aidiyet bağı güçlenir

Bugün askerlik yükümlülüğü olmayan bir genç için mesele askerlik değildir.

Türkiye beni istiyor mu, istemiyor mu?

Devlet 7 - 8 bin Euro diyorsa gençler bunu bir bedel olarak değil, bir mesafe olarak algılıyor.

Ama devlet 1000 Euro diyorsa gençler bunu bir davet olarak hissediyor.

Bir aidiyet çağrısı olarak görüyor.

Öte yandan Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya tarafından gurbetçi gençler için dövizli askerlik bedelinin 1000 Euro seviyesine indirilmesini öngören kanun teklifinin hâlâ Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bekliyor olması da ayrıca düşündürücüdür.

Diaspora gençliğini doğrudan ilgilendiren bu teklifin sürüncemede kalması kabul edilebilir değildir.

Çünkü mesele teknik değil, stratejik bir meseledir.

Bu nedenle buradan Milli Savunma Bakanımız Sayın Yaşar Güler’e açık bir çağrıda bulunmak istiyorum:

Avrupa’da doğmuş büyümüş gençlerimizin önemli bir kısmının zaten fiilî askerlik yükümlülüğü bulunmamaktadır. Buna rağmen mevcut dövizli askerlik bedeli onların Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıyla bağ kurmasını kolaylaştırmak yerine zorlaştırmaktadır.

Bugün atılacak küçük bir düzenleme, milyonlarca gencimizin Türkiye ile bağını güçlendirecektir.

Çünkü bu mesele askerlik değildir.

Bu mesele Türkiye’nin kendi evlatlarıyla bağını koruma meselesidir.


© Milli Gazete