İngiltere parçalanma aşamasında: “Kendi kaderini tayin hakkı” bizim ikiz yasalarda da var
10 Eylül 2026 tarihinde Milli Gazete’de yayımlanan “Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına: İkiz Yasalar kaldırılsın” başlıklı köşe yazımda, kamuoyunda “ikiz yasalar” olarak bilinen 4867 ve 4868 sayılı kanunları gündeme taşımış; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu düzenlemeleri yeniden ele alması ve kaldırılması için gerekli hukuki sürecin başlatılması gerektiğini gerekçeleriyle anlatmıştım.
Aradan çok geçmeden önüme gelen gazete haberleri, bu konuyu neden ısrarla gündeme getirdiğimi bir kez daha düşündürdü.
Yeni Birlik gazetesi 15 Eylül 2026 tarihli manşetinde İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’daki ayrılık yanlısı siyasi liderlerin Cardiff’te bir araya gelmesini:
“Merkezi yönetim devri bitiyor”
başlığıyla okuyucularına duyuruyor.
Haberde üç siyasi hareketin üzerinde birleştiği en dikkat çekici kavramlardan biri şu:
“Kendi kaderini tayin hakkı.”
Hürriyet ise aynı gelişmeyi:
“Üç liderden Londra’ya bağımsızlık mesajı”
İngiltere açısından tartışılan “kendi kaderini tayin hakkı”, Türkiye açısından yabancı bir kavram değildir.
Kamuoyunda “ikiz sözleşmeler” veya “ikiz yasalar” olarak bilinen iki Birleşmiş Milletler sözleşmesinin ortak 1. maddesinde de “bütün halkların kendi kaderlerini tayin hakkına sahip olduğu” hükmü bulunmaktadır.
Türkiye bu sözleşmeleri 4867 sayılı Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun ile 4868 sayılı Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun üzerinden onayladı.
Her iki kanun da 4 Haziran 2003 tarihinde TBMM’de kabul edildi.
Milli Gazete de 14 Haziran 2021 tarihinde meseleyi dikkat çekici bir başlıkla gündeme getirmişti:
“İkiz yasalar (ihanet yasası) nedir? Kaç yılında imzalandı?”
İşte geçtiğimiz günlerde kaleme aldığım yazıda üzerinde durduğum mesele tam olarak buydu.
Bugün İngiltere’de “kendi kaderini tayin hakkı” bağımsızlık talepleriyle birlikte gündeme getiriliyorsa, Türkiye’nin taraf olduğu ikiz sözleşmelerde bulunan aynı kavramın yarın Türkiye’nin karşısına hangi yorumlarla çıkarılabileceğini neden konuşmayalım?
Devlet yönetmek yalnızca bugünü görmek değildir.
Devlet yönetmek, yarın önünüze çıkarılabilecek tehlikeleri bugünden görebilmektir.
Önümüzde başka bir gazete haberi daha var.
Başlık son derece dikkat çekici:
“Çözüm süreci 4 ülkedeki Kürtleri bir araya getirecek.”
Haberde ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın açıklamalarına yer veriliyor.
Peki bu dört ülke hangileri?
Türkiye, Suriye, Irak ve İran.
Haberde Barrack’a atfedilen değerlendirmelerde Öcalan’dan, Kürt siyasi hareketinden ve Türkiye, Suriye, Irak ve İran’daki Kürtlerin bir araya gelmesinden söz ediliyor.
Bu dört ülkenin özellikle zikredilmesi dikkat çekicidir.
Çünkü yıllardır bazı HDP/DEM çizgisindeki siyasetçilerin ve Barzani çevresindeki isimlerin açıklamalarında “dört parça........
