menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İdarecilik sorumluluğu zor bir iştir

14 0
06.03.2026

Eğer Hz. Ömer veya Hz. Ebu Bekir gibi adaletli idarecilik yapmışsan, kıyamet gününde nurdan minberler üzerinde olacaksın. Herkes ateşte ve güneşin altında beklerken onlar böyle nur içinde olacak. Zor işi başarmış oluyorlar. Bunun zorluğunu bil, herkes başaramaz bunu. Bu sebeple idareci olmadan ölürsen kurtuldun.

İnsanların başına idareci olmadan ölmüşsen kurtulmuşsundur. İdarecilik, büyük sorumluluk getiren çetin bir imtihandır. Bu imtihanı kazandığın zaman, zor bir işi başardığın için daha çok sevap alırsın. Ancak birçok insan bu göreve geldiğinde kazanamıyor. Peygamberimiz buyuruyor: "Emir olarak, insanların başına idareci olmadan öldüysen kurtuldun." İdarecilik, herkesin yapabileceği bir iş değildir. İnsanların başına idareci olmadan öldüysen kurtuldun. Eğer Hz. Ömer veya Hz. Ebu Bekir gibi adaletli idarecilik yapmışsan, kıyamet gününde nurdan minberler üzerinde olacaksın. Herkes ateşte ve güneşin altında beklerken onlar böyle nur içinde olacak. Zor işi başarmış oluyorlar. Bunun zorluğunu bil, herkes başaramaz bunu. Bu sebeple idareci olmadan ölürsen kurtuldun. Aynı şekilde kâtip, vergi memuru, devlet memuru veya tahsildar olarak da durum böyledir. İnsanların hakkını almaya memur olmak zor bir iştir. Dürüst yaparsan ne güzel. Ama hatır için görevi ihmal edersen, bütün milletin hakkını yemiş olursun. Sevdiğin birini kayırırsan, kamu menfaatine aykırı iş yaparsan, umumi hakka tecavüz etmiş olursun. Peygamberimiz, çoğu insanın bu zor görevleri hakkıyla yerine getiremediğini bildiği için, "Emir olarak ölmezsen, kâtip olarak ölmezsen, tahsildar olarak ölmezsen kurtuldun" buyuruyor. Bunlara heves etme, bu işler zordur. Bir hadis-i şerifte Peygamberimiz, "Ey Kudeym, sen böyle olursan kurtulursun" buyurmuştur. Peygamberimiz, ayrıca insanlara akıl veren, ben çok iyi bilirim diyerek istikbal hakkında bilgi veren kimseler olmaktan da sakındırmıştır. Bunlardan olursan yanlış yaparsın, yanlış edersin. Hataya düşersin.

“ÂLİMLERİN MEZHEP ÖNCÜLERİNİN YOLUNA UYACAKSIN”

Allah, imtihan için insanları farklı yaratmıştır. Kur'an'da helal, haram ve kanunlar belirlenmiş, Peygamberimiz bunları açıklamıştır. Zamanla yeni meseleler ortaya çıkınca, İmam-ı Azam, İmam-ı Şafii gibi bilginler çıkmış, içtihatlarda bulunmuş, mezhep imamları halka önderlik etmiş dört hak mezhep oluşmuştur. Sen kendin karar veremezsin arkadaş, sen âlimlerin mezhep öncülerinin yoluna uyacaksın. Hak yolunda adaleti sağlamak, haksızlığı ve zulmü önlemek için ceza uygulamak çok önemlidir. Peygamberimiz buyuruyor ki: "Allah'ın yasakladığı işleri yapanlara, haksızlık yapanlara adaletli bir ceza uygulandığında, bir memlekette 40 gün yağmur yağmasından daha hayırlıdır daha faydalıdır." Adalet uygulandığında kötülükler önlenmiş olur. Yağmur yeryüzünü diriltir, adalet ise yeryüzü ahalisini diriltir. Adaleti uygulamak son derece faydalıdır. Yağmur olmazsa su bulamazsın, bitkiler yetişmez. Ama adaleti uygulamazsan, her şey çok olsa da yaşayamazsın. Bu sebeple adaleti uygulamak, 40 gün yağmur yağmasından daha üstündür.

“KİMDEN GELİRSE GELSİN HAKKI KABUL ET”

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki: “Sana birisi hakkı söylediği zaman, ister küçük olsun ister büyük olsun, ister sevmediğin bir adam olsun, hakkı söylediği zaman kabul et. "Ben onu sevmiyorum" deme. Hakkı kimden gelirse gelsin kabul et. Batıl olan şeyi de defet, reddet. Bunu söyleyen küçük olsun, büyük olsun, köle olsun, hür olsun, yakın akrabam olsun, dostum olsun batılı reddet. İyiliği emretmek, Allah'ın emirlerine, Peygamber emirlerine, dinin emirlerine uygun hareket etmek, kötülüğü engellemek her müminin görevidir. Zaten ümmet-i Muhammed'in diğer ümmetlerden üstün olmasının sebebi budur. "Siz en hayırlı ümmetsiniz, iyiliği emredersiniz ve kötülüğü engellersiniz." "Bana ne" derseniz ümmet-i Muhammed'den olamazsınız. Kendiniz iyi olsanız bile, "bana ne" dediğiniz zaman Allah sizi korumaz.

LUT KAVMİNİN FECİ AKIBETİ

Lut kavmini biliyorsunuz, oğlancılık yaparlardı, erkeğe erkekle zina ederlerdi. Allah kadını yaratmış, erkeği yaratmış, nikâh ile birleşmeyi emretmiş, bunun dışını haram kılmıştır. Kadınla zina eden haram işlemiş olur ama erkeğe erkekle yaparsa bu haram bambaşka bir haramdır. Tefsirlerdeki bilgiye göre, Cebrail Aleyhisselam Lut kavmine gönderilmiş, "Git onları yerin dibine batır" denilmiş. Cebrail (a.s) gece gitmiş, bir de bakmış ki seksen bin kişi gözyaşlarıyla teheccüd namazı kılıyor. Gece namazı farz değildir ama gece namazı iki rekât dünyadan daha kıymetlidir. Mecbur olmadığın halde kalkıp kılarsan dünyadan daha kıymetli iş yaparsın. O seksen bin kişi şuurlu bir şekilde, Allah'ın huzurunda bilinç içinde gözyaşıyla ağlayarak namaz kılıyorlarmış. Cebrail, dönmüş, "Ya Rabbi, batır dediğin adamlar seksen bin kişi gözyaşlarıyla namaz kılıyor" demiş. Allah, buyurmuş ki; "Onların teheccüdünü kabul etmiyorum.” Çünkü bir sürü adam birbiriyle zina ediyor, onlar ise 'Bana ne' diyor. Beni sokmayan yılan bin yaşasın diyorlar. Hiçbir şey yapmamışlar, yakınına, arkadaşına 'yapma' bile dememişler. Böylece Allah, onları yerin dibine batırmış.


© Milli Gazete