menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kara harekâtı olabilir mi?

30 0
25.03.2026

Artık başlıkta hangi ülkeyi kastettiğimizi bile söylemiyoruz. Olayların sıcaklığı içinde bulunduğumuz gerçekliği çok farklı bir noktaya taşıyor gündemimizin ana konusu hâlâ İran ve Siyonizm’le olan savaşı… Esasında bu ifadeyi çok önemsemek gerekiyor, zira değerlendirmeler yapılırken hep olaylardan bağımsızlık ve tarafsızlık üzerinden anlatım yapan sözde Siyonist karşıtı grupların olduğu gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bu savaşın başka bir adı yok sırf Siyonizm’in karşısında sizin hoşumuza gitmeyen bir odak var diye olayı farklı bir noktaya çekmek kabul edilebilir değil. İlk başta kendi üzerimizdeki prangaları kırmamız lazım ki başkalarının özgürlüğü veya tutsaklığı üzerinden değerlendirmeler yapabilelim. Bugün coğrafyamız, bir manada Hürmüz Boğazı gibi tarihin en dar boğazlarından birinden geçmektedir. Ateşkes veya sürecin nasıl bitirileceği tartışmaları devam ederken bir diğer yandan da akıllara gelen bir önemli soru da ABD ve İsrail, İran topraklarına postallarıyla basar mı? Veya buna cesaret edebilir mi?

Esasında sorunun cevabını İran üzerinden değil ama Lübnan üzerinden cevaplandığını da görmek gerekiyor. Daha Gazze'de ateşin dumanı henüz tam sinmemişken, Lübnan sınırında gerilimi yeniden tırmandıran İsrail, kara harekâtını duyurdu. Trump’ın barış dediği başkalarının ateşkes anladığı gerçekte de İsrail’in kontrollü katliam düzlemine geri geldiği Ekim 2025’ten beri Gazze’de İsrail’in saldırılarında 687 Filistinli kardeşimiz yaşamını yitirdi. Aynı dönemde 1845 Filistinli de yaralandı. Bu sayılar bile işin gerçek yüzünü göstermesi açısından önemlidir. Konunun özünde tek planları olan Büyük İsrail için dönüşü olmayan bir yola girdiklerini düşündükleri için hemen yeni bir cepheye geçiş yapmaları gerekiyordu. Orası da İran’dı… İran İsrail için uzak düşman asıl iç mesele olarak değerlendirmeye başladığı Lübnan ise hemen çözmesi gereken bir konu o yüzden bugün kafasına her gün füzeler düşmesine rağmen Lübnan cephesini açtı. İşte bu noktada girdabın merkezinde, herkesin merakla izlediği bir soru var: ABD ve İsrail, İran'a karşı bir kara harekâtı yapacak mı?

Bugünün tablosunda bu seçenek hâlâ "en son çare" olarak görülmektedir. Zira bunun maliyetine sadece ekonomik değil, askeri, siyasal ve sosyal olarak da katlanamazlar. Bu düşük ihtimalin ortaya çıkartacağı yüksek yıkım potansiyeli sadece İsrail ve Amerika için değil tüm küresel sistemi nefessiz bırakıyor. Bakınız söylenmesi gereken en önemli nokta şudur ki: Dünyada artık savaşlar özellikle de Orta Doğu’daki savaşlar artık başlayıp biten şeyler değildir; başladığı anda tüm dengeleri silip süpürecek birer deprem fırtınası etkisi oluşturacaktır. Savaşın dini boyutunu Siyonizm üzerinden ifade ediyoruz. Ancak sen ne kadar dini saiklerle yola çıkarsan çık dünya ekonomi üzerinden dönüyor. Ve........

© Milli Gazete