menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Batı aslında nedir?

3 1
11.02.2026

Başlıkta sorduğumuz sorunun cevabını bugün net bir şekilde görebiliyoruz. Bu noktada aslı zaten neydi ki ne oldu sorusuna da yoğunlaşmak gerekiyor. Bu, hayranlık ötesinde ahmaklığa uzanan saplantı bir ilericilik olarak lanse edildi. Ve “mecbur bunlara benzemek zorundayız” psikozunun dayatılması son 150 yıllık tarihimizin bir parçası olmuş durumda. “Batı’dan başka çare yok” yenilmişliği belli siyasetçilerin “İslam medeniyeti yenilmiştir” en hafif ifade ile görüsüzlüğünü ortaya çıkarttı. Tabii bu isimler sözde İslamcıydı. Ancak aslında bir siyasal akım olarak (siyaset bilimi jargonu ile ifade edeyim) İslamcılık gelişene kadar Türkiye’de dayatılan sağ ve solun ikisinin de temelinde aslında Batıcılık yatmaktaydı. Çünkü üretilme nedeni ve çıkış noktaları hep Batı’ydı. Bu nedenle ilk olarak kendini, sonra karşıdakini tanımlamak veya karşı taraftakinin seni tanımlamasına müsaade etmeden kendi üretimlerini yaparak dünyaya bakmak gerekir. Bu mecburiyetinin bir yansıması olarak rahmetli Erbakan Hocamız her toplantısında 3500 yıllık Siyonizm tarihini tek tek anlatır ve Avrupa’nın aslında ileri olmadığını, nedenleri ile ortaya koyardı. Sonra da bizim tarihimizi anlatır ve çözümü nerede aramamız gerekliliğini vurgulardı.

Konunun özünde Batı deyince Avrupa ve Avrupa merkezlilik akla gelir. “Batı" kavramı bugün genellikle Avrupa, Kuzey Amerika'yı (özellikle ABD), Avusturya’yı ve Yeni Zelanda’yı kapsar. Hatta özünü kaybederek sisteme eklemlenmiş Japonya dahi Batı içinde sayılır. Dolayısıyla sadece Avrupa ile sınırlandırmak eksik bir tanımdır. İşin aslı kelime itibarıyla Batı Avrupa’dır. Avrupa da batıdır. Ancak ifade edildiği üzere son 100 yıllık süre zarfında Batı kavramı değişikliğe uğramıştır.

Avrupa ne demektir?

Bu noktada........

© Milli Gazete