menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zenginleşen evler, yoksullaşan kalpler

26 0
09.01.2026

Hayatımıza baktığımızda, imkânların geçmişle kıyaslanamayacak ölçüde arttığını görüyoruz. Evler büyüdü, eşyalar çoğaldı, teknoloji her köşeye girdi. Ancak bütün bu bolluğa rağmen, insanın iç dünyasında derin bir eksiklik hissi var: Huzur.
Sahip olduklarımız artarken, neden içimizdeki sükûnet eksiliyor?

Yakın zamanda inşaat işiyle uğraşan bir kardeşle yapılan sohbet, bu sorunun somut bir örneğini ortaya koyuyor. Sadece bir mutfakta 16 adet priz bulunuyor. Her priz, bir elektrikli cihaz demek. Her cihaz, daha fazla konfor anlamına geliyor.

Oysa 30-40 yıl önce bir evde bir ya da iki priz vardı. Elektrik yokken de insanlar yaşıyordu. Perdeler bile bugünkü gibi değildi; tahta kapaklar perde yerine geçiyordu. Buna rağmen insanlar, imkânları sınırlı olsa da daha huzurlu bir hayat sürebiliyordu.

Bugün ise perdeler başlı başına bir sektör. Evler dolu, dolaplar dolu, mutfaklar dolu… Ama kalpler dolu değil.

Eşyalar arttı, şehirler büyüdü, köyler modernleşti. Eskiden on kardeş bir evde yaşarken, şimdi bir evde bir kişi bile yaşamıyor. Evlenmeden ayrılan çocuklar, boş kalan evler, yükselen boşanma oranları…

Antidepresan kullanımı ise her geçen yıl artıyor. Gerçekten huzurlu bir........

© Milli Gazete