Hayber’in tekerrürü inşallah
Ramazan ayında savaş başladı,
ABD ve İsrail şeytanları İran’a saldırdı.
Tahran ve Hamaney’in konutu vuruldu.
Bölgemiz zaten diken üzerindeydi, kriz derinleşti.
ABD ve İsrail, Müslümanları rahatsız etmeye usanmamakta.
Başkent Tahran vahşice vurulurken, nükleer silahlar yalanı arkasına saklanmış şeytanların hedefinin İran rejimi olduğu netleşmekte.
İran'a saldırı sonrası Trump yaptığı açıklamada, "Hedefimiz İran rejiminden kaynaklanan tehditleri ortadan kaldırarak Amerikan halkını korumak, İran, asla nükleer silaha sahip olamayacak" ifadelerini kullandı.
Gazze’de sahne alan katliam virtüözleri ABD ve İsrail, İran’da ortaklıklarını saklama gereği duymamaktalar.
Son çeyrek asır Ortadoğu’ ya saldırılarda, Irak işgalinden sonra en büyük sevkiyatını İran için seferber etti.
Devletin en kritik noktaları, komuta merkezi, havaalanı vuruldu.
Şehrin merkezinden patlama sesleri geliyor, dumanlar yükseliyor.
Saldırılara İran, İsrail’e füze fırlatarak cevap verdi.
Tahran sessizken, Tel Aviv’de sirenler çaldı.
Savaş Körfez’e sıçradı.
Kuveyt, Bahreyn ve Katar’daki Amerikan üslerinin olduğu noktalar İran tarafından vuruldu.
Körfez ülkeleri hava sahalarını sivil uçaklara kapattı.
New York Times'tan ABD'ye sarsıcı uyarı: “İran, Türkiye'nin batısındaki üsleri vurabilir”
Şeytanlar ülkemizdeki üslerini kendileri bombalayıp, İran’ın üzerine atıp bizi de savaşa sürüklemek istemekteler.
İsrail, “önleyici saldırı” adını verdiği savaşta, devletin başı avına çıktığını, “Hedefimizde Hamaney ve Pezeşkiyan var” diyerek, suikast yapacağını duyurdu.
Maduro’yu yatağından alan katiller, İran’da sadece savunma kaynaklarını değil rejimini yok etmeye kilitlendiğini göstermekte.
ABD, İsrail’in cinayetlerine daima yardım etti.
Gazze’de Müslümanları katlederken,
Körfezin zenginlerine trilyonluk silah sattı.
Eskiden saklı yapardı, emperyalist ABD.
Şimdi açıkça suyun başında durup insanları aç susuz bırakma savaşı da yapmakta.
Alışverişi benden yapacaksınız,
İznim olmadan ağır sanayi ve hayati savaş aparatlarını imal edemezsiniz demekte.
Türkiye’ye bahane gösterme zahmetine bile girmeden, parasını aldığı halde F-35’leri gasp etti.
İran ve Rusya ile ticaret yapanları kara listeye alıp ek gümrük vergisi koydu.
İki komşumuzla da ticari kapasite maksimum düzeyde.
Aslında hedef alınan biziz de,dostluk avuntusuna sığınmaktayız.
Bu savaş, psikolojik bir kulvarda da yarışmakta.
Tel Aviv, kanlı saldırılarına "Kükreyen Aslan" adını verirken,
Tahran, "Hayber'in Fethi" ironisini seçti.
Bilindiği gibi Hayber, çok zengin topraklara sahip önemli bir Yahudi yerleşim yeri idi, Hz. Peygamber tarafından fethedildi.
Bu parlak zaferin bir tekerrürü olur inşallah deyip, bize de dua etmek düşmekte.
