menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Oyunu hatırlamak

32 0
15.05.2026

Ligler yavaş yavaş perdeyi kapatıyor. Bir sezonun bütün yorgunluğu, sevinci, öfkesi ve hayal kırıklığı son düdüklerle birlikte başka bir hikâyeye dönüşüyor. Şampiyon olanlar kupaların etrafında fotoğraf verirken, kaybedenler yeni teknik direktör arayışlarına, transfer listelerine ve yönetim tartışmalarına gömülüyor. Futbolun, basketbolun, voleybolun ya da başka bir spor dalının değişmeyen döngüsü bu. Birileri zirveye çıkıyor, birileri yeniden başlamak zorunda kalıyor. Fakat sporun en ilginç tarafı da burada saklı: Her sezon aslında yeni bir umut mevsimi demek.

Dünya Kupası heyecanı da yavaş yavaş kendini hissettirmeye başladı. Milli takımlar geniş kamp kadrolarını açıklıyor, oyuncular kariyerlerinin belki de en önemli vitrini için kendilerini hazırlıyor. Bir futbolcu için Dünya Kupası sadece bir turnuva değildir; bazen çocukluk hayalinin ete kemiğe bürünmüş hâlidir. Bu yüzden sezon sonlarında oyuncuların motivasyonu başka olur. Çünkü artık sadece kulüpleri için değil, ülkeleri adına da sahaya çıkacaklarını bilirler.

Spor seyircisi açısından bakıldığında ise aslında yılın en keyifli dönemlerinden biri yaşanıyor. Finaller, kupa maçları, son haftaların gerilimi, uluslararası organizasyonların atmosferi… Hepsi yüksek seyir zevki vaat ediyor. Fakat bizim........

© Milli Gazete