menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dünya Kupası'nın gölgesinde futbol, siyaset ve Türkiye'nin zorlu başlangıcı

9 0
19.06.2026

Dünya kupaları uzun zamandır yalnızca futbol oynanan organizasyonlar değildir. Artık sahadaki doksan dakikanın ötesinde, küresel siyasetin, ekonomik güç mücadelelerinin, göç hareketlerinin, kültürel kimliklerin ve hatta iklim krizinin yansıdığı devasa bir sahneye dönüşmüş durumdalar. 2026 Dünya Kupası da daha ilk haftasında bunu açık biçimde gösteriyor.

Kuzey Amerika'nın ev sahipliğinde düzenlenen turnuva, futbolun evrensel diliyle dünyanın güncel gerilimlerini aynı potada eritiyor. Bir yanda milyarlarca insanın ortak heyecanı, diğer yanda sınır politikaları, güvenlik uygulamaları, vize engelleri ve küresel eşitsizlikler. Dünya Kupası'nın henüz ilk günlerinde İran Milli Takımı etrafında yaşanan tartışmalar, sporun hiçbir zaman siyasetten tamamen bağımsız olmadığını bir kez daha hatırlattı.

Aslında bu, yeni bir durum değil. Futbol tarihine bakıldığında dünya kupaları her zaman dönemin ruhunu yansıttı. Soğuk Savaş'ın kutuplaşmaları, sömürge sonrası kimlik mücadeleleri, küreselleşmenin yükselişi ve neoliberal ekonominin spor üzerindeki etkileri farklı dönemlerde turnuvalara damga vurdu. Ancak bugün geldiğimiz noktada futbolun ekonomi politiği hiç olmadığı kadar görünür hale gelmiş durumda.

Bir zamanlar halkların oyunu olan futbol, artık küresel bir endüstrinin en büyük vitrinlerinden biri. Futbolcular uluslararası şirketlerin marka yüzleri, kulüpler küresel yatırım ağlarının parçası, turnuvalar ise milyarlarca dolarlık........

© Milli Gazete