menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

24 yıl sonra

25 0
03.04.2026

24 yıl aradan sonra yeniden dünya sahnesine çıkan Türkiye A Millî Futbol Takımı, yalnızca bir turnuvaya katılma başarısı elde etmedi; aynı zamanda kendi tarihsel hafızasıyla da yüzleşmeye doğru ilerliyor. Kosova karşısında alınan o sancılı galibiyet, skor tabelasına yansıyan tek golden çok daha fazlasını ifade ediyor: bir direncin, bir eşik atlama iradesinin ve kolektif bir sabrın tezahürü.

Bu maçta öne çıkan isim hiç kuşkusuz Uğurcan Çakır oldu. Kritik anlarda yaptığı kurtarışlarla takımı adeta “potada tutan” Uğurcan, modern futbolun en değerli unsurlarından biri olan güven duygusunu sahaya yansıttı. Ancak bu galibiyeti yalnızca bireysel performans üzerinden okumak eksik kalır. Çünkü bu takımın asıl hikâyesi, yıldızların parıltısından ziyade, kolektif emeğin sürekliliğinde gizli.

Bugünkü kadro, belirgin bir “süper yıldız” ekseninde şekillenmiyor. Daha ziyade, disiplinli, görev bilinci yüksek ve oyunun iki yönünü de oynamaya çalışan bir yapı dikkat çekiyor. Bu yönüyle bakıldığında, bu jenerasyonun “endüstriyel futbol” çağının bir ürünü olduğu söylenebilir. Oyuncular, bireysel yaratıcılıktan........

© Milli Gazete