menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Aküsü bitmeyen kandil

32 0
24.08.2026

Güneşi gökyüzünde görsek de güzel ve faydalı, deniz dalgaları içinde oynaşırken görsek de güzel ve gözlere şifa olur.

Güneş, gül dalına konunca güzelleşir.

Lalede kızıllaşır, sümbülde beyazlaşır.

Balın, adı bile ağza tat verir.

Bal ağza girince dil ve damak ballanır, kanımız, canımız, damarlarımız, saçımız, hücrelerimiz… kuvvetlenir; beynimizde muhabbet rüzgârları eser.

Gülü görüp de gönlü gülmeyen insan kalmaz.

Altın deyince bütün kâfirlerden bir ses uğultusu kopar, “Altına hücuuuuuum.”

Müslüman ise çalmadan, aldatmadan kazanırken aldığı hazzı, o kazandığı altının kırkta birinin zekâtını verirken aldığı sevabın sınırsızlığını düşünürken daha fazla haz alır ve kazanmaya ve de dağıtmaya hız verir.

Demem o ki, kelimeler, anlattıklarıyla da değer kazanır.

Allah celle celalühün kelamı olan Kur’an-i Kerim’in her kelimesi, kelimelerin en şanslılarıdırlar.

Ondan sonra Sevgili Peygamberimiz’in mübarek ağzından Kevser şelalesi gibi insanlık üzerine akan kelimeler de en şanslı kelimelerdirler.

Bugün dünyaya gelen Sevgili Peygamberimiz’i, bize tanıtan kelimeler de, Allah celle celalühün kelimeleridir.

يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِنَّا أَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا

Ey Peygamber, biz seni şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

وَدَاعِيًا إِلَى اللَّهِ بِإِذْنِهِ وَسِرَاجًا مُنِيرًا

Allah’ın izni ile Allah'a davetçi ve ışık saçan bir lamba olarak (gönderdik).” (Ahzab Süresi ayet 33/45-46)

“Ey Peygamber!”; Sevgili Peygamberimiz’e, Allah’ın (c.c.) bir hitabesidir.........

© Milli Gazete