En önemli mesele
Klişe bir laf vardır pek sevdiğimiz ve her fırsatta kullandığımız, “eğitim şart” diye.. Eğitim, her meselenin temelinde yatan unsur ve gerçekten de çok sağlam bir temele oturtmamız, her şartta ve durumda bu şarta uymamız gerekiyor.
Eğitim sistemi ifadesi de pek çok açıdan sürekli tartışılan, her gelen bakanın veya iktidarın şekillendirmeye çalıştığı, kendi kafasına göre yoğurduğu ve sürekli bir taraflarından kurcalanan bir yap-bozdan farksız bir halde. Bir ülkenin, en başat meselelerinden birisi olan eğitim-öğretimi, on yılar boyunca adamakıllı bir çizgiye çekememesi, sürekli bir arayışın, değişikliğin, sil baştan inşa etmenin söz konusu olması, bu olmazsa olmaz “şart”ı giderek bir sorun hâkline getiriyor.
Eğitim meselesi, basit ideolojik hesaplara veya ezber, kalıplaşmış birtakım sloganik hava atmalara zemin olarak kullanılacak bir alan değil en başta. Kıyısını, bucağını, kendi kafasına göre kesip biçmek de, yap-boz tahtasına çevirmek de, her gelen bakanın fantastik deneylerinin tahtasına dönüştürmek de kabul edilemez.
Meselenin kendisi ilk etapta düzgün insan yetiştirmek gibi çok katmanlı bir mesele, ancak bunu yaparken de çok girift,........
