menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Trump’ın gölgesinde Dünya Kupası

16 0
14.06.2026

Dünya Kupası başladı.

Milyarlarca insanın gözleri sahadaki futbola çevrilmiş durumda. Ancak bu kez sahadaki mücadeleden çok, sahanın dışında yaşananlar tarihe not düşecek gibi görünüyor.

Çünkü bu Dünya Kupası, sıradan bir futbol organizasyonu değil.

Bu kupa; savaşların, göç dalgalarının, yükselen milliyetçiliğin ve değişen dünya düzeninin tam ortasında oynanıyor.

Bir tarafta Gazze’de bombalar altında yaşam mücadelesi veren insanlar…

Bir tarafta Ukrayna’da yıllardır devam eden savaş…

Diğer tarafta İran ile İsrail arasında her an bölgesel bir yangına dönüşebilecek gerilim…

Afrika’dan Avrupa’ya uzanan düzensiz göç hareketleri…

Ve bütün bunların merkezinde yeniden Beyaz Saray’a dönen Donald Trump.

Aslında bu Dünya Kupası’nı anlamak için fikstüre değil, dünya haritasına bakmak gerekiyor.

Çünkü dünya artık Soğuk Savaş sonrası kurulan düzenin sonuna gelmiş durumda.

Amerikan hegemonyasının sorgulandığı, Avrupa Birliği’nin kendi içinde çatırdadığı, Çin’in ekonomik güç olarak yükseldiği ve Rusya’nın askeri meydan okumalarını sürdürdüğü yeni bir döneme giriyoruz.

Trump ise bu dönüşümün hem sebebi hem de sonucu.

Onun “Önce Amerika” sloganı yalnızca bir seçim kampanyası değildi.

Bu slogan, küreselleşmeye karşı yükselen itirazın siyasi manifestosuydu.

Bugün Avrupa’nın birçok ülkesinde aşırı sağ partilerin yükselişi tesadüf değildir.

Fransa’dan Almanya’ya, Hollanda’dan İtalya’ya kadar geniş bir coğrafyada göç karşıtı, ulusalcı ve korumacı siyaset güç kazanıyor.

Dünya Kupası ise tam da böyle bir atmosferde oynanıyor.

Oysa Dünya Kupaları tarih boyunca hiçbir zaman sadece futbol olmadı.

1934 ve 1938 Dünya Kupaları, Avrupa’da yükselen faşizmin gölgesinde oynandı. Futbol, dönemin otoriter........

© Milat