Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (369)
MÜSLÜMANLIK NOKTAİNAZARINDAN FATÎN RÜŞTÜ ZORLU HAKKINDA BİR DEĞERLENDİRME
Yukarıda, Evliyazade Âilesi hakkındaki araştırmamız çerçevesinde, (II. Abdülhamîd Han’ın Seryâveri) Müşir İbrahim Rüşdü Paşa ile Hatice Güzîde Hanım’ın oğlu, Tevfik Rüştü – Makbule Aras çiftinin kızı Emel Hanım’ın zevci, 1954 – 1955 senelerinin Başvekîl Yardımcısı, 1957 – 1960 senelerinin Hâriciye Vekîli Fatîn Rüştü Zorlu’yu da (İstanbul, 20.4.1910 - İmralı, 16.9.1961) bahis mevzûu etmiştik.
Burada, Milletimize birçok hizmetiyle berâber bilhâssa Kıbrıs Dâvâmıza yaptığı büyük hizmet sebebiyle şükrânla yâdedilmeyi hakkeden Zorlu’nun son ânları üzerinde duracağız.
Havva Eltetik’in daha evvel de atıfta bulunduğumuz Fatin Rüştü Zorlu isimli kıymetli Doktora Tezinde bu husûsta bir hayli tafsîlât varsa da, bunlar, Yassıada Garnizon Kumandanı Tarık Güryay, Turhan Dilligil, Mithat Perin gibi şâyân-ı îtimâd bulmadığımız ve birbirini nakzeden şâhidlerden nak̆iller olduğundan, burada onlara yer vermiyeceğiz. Mâmâfih, aralarındaki tenâkuzlara rağmen, hepsinin mutâbık oldukları bir husûs vardır: Odasında, baş ucunda, sık sık okuduğu bir Mushaf bulunan Zorlu, Yüce Rabb’imizin Huzûruna çıkmıya hazırlanırken, kavî Îmânın tezâhürü olan büyük bir metânet hâli içindedir… Îdâm karârı kendisine teblîğ olunduktan sonra evvelâ namaz kılmış, müteâk̆iben, âdetâ zâlimlerin elinden bir ân evvel Âdil ve Rahîm Allâh’a ilticâ etmek iştiyâkı içinde, dimdik, metîn adımlarla îdâm sehpâsına yürümüş ve habîslerin boynuna geçirdiği ipte sallanırken, muhlis bir Müslüman olarak rûhunu Rahmân’a teslîm etmiştir… (Allâh bilcümle günâhlarını mağfiret etsin! Rûhu şâd olsun! Ne mutlu o mutmâin rûhlara!)
Zorlu’nun son ânları hakkında en şâyân-ı îtimâd şâhidimiz, Menderes hakkında da şahâdetine mürâcaat ettiğimiz İmralı Hapishânesi Müdürü Ahmet Ziyaettin Acarol’dur.
(Fotoğraf: Anadolu Ajansı; Prof. Dr. Zehra Aslan 2021)
Türkiye’nin -ileride Avrupa Birleşik Devletleri’nin têsîsine müncer olacak- Müşterek Pazar’a âzâ olması gibi bâzı yanlış fikir ve siyâsetlerine rağmen, kendi ictihâdı, kendi samîmî kanâati istikâmetinde Memleketimize canla başla hizmet etmiye çalışmış pek kıymetli Devlet Adamımız Fatin Rüştü Zorlu… Belki Müslümanca yaşamadı, ama Müslümanca öldüğüne şüphe yoktur… Allâh ganî ganî rahmet etsin, mek̃ânı Cennet olsun!
“Yüksek huzûrunuza bir kerre daha işlemediğim bir suçun hesâbını vermek üzere çıkmış bulunuyorum”
Evvelâ, onun, düzmece “Mahkeme” huzûrundaki -Dr. Havva Eltetik’in Başbakanlık Cumhûriyet Arşivi’nden ulaşıp Tezine dercettiği- son müdâfaanâmesinin başı ile içinden bir paragrafı nakledeceğiz.
Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Cumhuriyet Arşivi’nde (9013-75, Ek: 3) numarasıyle kayıdlı “26.7.1961” târihinin altında “75 sahife, 2 Ek gazete kupürü”nden meydana geldiği belirtilen ve kendi el yazısıyle kaleme alınmış bu müdâfaanâme aynen şöyle başlamaktadır:
“Yüksek Adalet Divanının Saygı değer Başkanı ve Muhterem Üyeleri,
“Yüksek huzurunuza bir kerre daha işlemediğim bir suçun hesabını vermek üzere çıkmış bulunuyorum.
“Müdafilerim........
