Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (362)
Menderes’in 1946 Seçimlerinin içyüzünü teşhîr eden îzâhatı; sâbık “Millî Şef”le kıyasıya çatışması
♦ Adnan Menderes’in, 7 Kasım 1954’te, 1946 Teşriî Seçimlerinin içyüzünü îzâh maksadıyle TBMM kürsüsünden îrâd ettiği nutuk, hem Totaliter Şefler devrinin kirli yüzünü gözler önüne seren târihî bir vesîka, hem de Târihî Türkcemizin fevkalâde güzel bir hitâbet nümûnesidir.
Mezk̃ûr târihte, sâbık “Millî Şef”, TBMM kürsüsüne çıkarak, büyük bir pişkinlikle, 1946’da yapılan teşriî seçimlerin meşrûiyetini müdâfaa etmişti…
Bunun üzerine, Başvekîl Menderes, söz alarak, bu seçimler esnâsında, “Millî Şef” iktidârının nasıl sahtekârlıklarla seçimleri ifsâd ettiğini muhkem delîllerle ortaya koymuştur. Sâbık “Millî Şef” ve avenesi ise, ona sâdece “yalan!” hitâbıyle mukâbele edebilmişlerdir. Tartışma, “Millî Şef”in temsîl ettiği Zümrenin Menderes’e karşı nasıl düşmanca hisler beslediğini de göstermektedir. Bu hislerin sevk̆iyle, senelerce 27 Mayıs 1960 İhtilâlini hazırlamışlar ve netîce olarak, başlıca emelleri Millete hizmet etmek olan insanları darağacına göndermişlerdir. Sâbık “Millî Şef”in bu ihtilâlin başlıca müşevvik̆i olduğunu anlamak için, dâmâdı Metin Toker’in Akis mecmûasının İhtilâlden hemen sonra (30 Mayıs 1960) neşredilen ve kapağında, Menderes’in üzerine çarpı çekilmiş portre resmi bulunan nüshasından yukarıda naklettiğimiz pasajları (Milat, 15.9.2025/129) okumak k̃âfîdir… Hâssaten şu pasaj:
“Hatırlarsınız, İnönü demişti ki: ‘Vatandaşlarıma emniyetle haber veririm ki, esasen azlıkta olan kanun dışı partizanların mecalleri zayıflığın son haddine gelmiştir. Tarümar olmak yolundadırlar.’
“Gerçekten ‘tarümar’ oldular!” (Akis, 30.5.1960, s. 33)
Menderes’in nutku, hem kullandığı Târihî Türkce, güzel üsl̃ûbu, zengin kelime hazînesi, hem de sağlam muhâkemesi ve müdâhalelere ânında verilen isâbetli mukâbeleleriyle zevk̆le okunuyor. Ne kadar esef edilecek bir hâldir ki Kemalist Totaliter Rejim, bugünün nesillerini bu şâhâne dilden uzaklaştırmış, iptidâî, zevk̆siz, nesebi gayr-i sahîh bir dile mahk̃ûm etmiştir! Ve hayfâ ki şu fetret devrinde, Menderes kıratında Devlet adamları da yetişmiyor!
“Başvekil Adnan Menderes (İstanbul) — (Soldan Sürekli ve şiddetli alkışlar)
“Çok sevgili arkadaşlarım, İsmet İnönü, vicdanlarınızın huzurunda kâh melekâne, peygamberane bir üslûp ile, kâh profesyonel bir caninin soğukkanlılığı ile. (Soldan bravo sesleri) Bir saat, bir buçuk saat... (Sağdan, “Bu sözünü sana iade ederiz” sesleri)
“Nüvit Yetkin (Malatya) — Sözünü geri al, cani sensin.
“Sırrı Atalay (Kars) — Reis Bey, sözünü kes. (Gürültüler)
“Başkan — Sırrı Bey, karşılıklı konuşmayınız.
“Paşa, hak̆îkatleri tağyîr etmek, târihi değiştirmek istiyor!”
“Başvekil Adnan Menderes (Devamla) — Muhterem Arkadaşlar, müsaade buyurun da konuşayım; şimdiden........
