menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Küresel denklemde yeni cepheler: Moskova c430l: Füze programının anatomisi

47 0
14.09.2026

Dünya sahnesi, sınırları yerel çatışmalarla çizilen ancak arkasındaki itici güçlerle küresel bir hesaplaşmaya dönüşen karanlık bir sarmalın içinden geçiyor.

Bugün ne Doğu Avrupa’daki silah seslerini ne de Orta Doğu’daki füze hareketliliğini tek başına okumak mümkün.

Manzaraya biraz daha yakından ve stratejik bir gözle baktığımızda, karşımıza çıkan gerçek son derece net: Ukrayna savaşı ile İran’daki çatışmalar, birbirinden bağımsız birer bölgesel kriz değil; aksine, küresel ölçekte şekillenen yeni bir bloklaşmanın birbirini besleyen iki ana damarıdır.

Batı ittifakı Amerika, Almanya ve diğer Avrupa ülkeleri üzerinden Ukrayna’ya milyarlarca dolarlık askeri teknoloji ve silah yığınağı yaparken, karşı cephe de kendi hamlelerini çoktan organize etti. Bu karşı hamlenin merkez üssünde ise Moskova ve Tahran arasındaki askeri ortaklığın ulaştığı büyük boyutlar yer alıyor.

İran ordusunun son aylarda sergilediği isabet kabiliyeti ve yıkıcı güçteki dikkat çekici artış, tesadüfi bir askeri başarı değil. Bu dönüşümün arkasında, "C430L" kod adını taşıyan ve büyük bir gizlilikle yürütülen bir Rus-İran ortak programı bulunuyor.

Kasım 2023’te imzalanan bu stratejik anlaşma, sıradan bir silah ticaretinin çok ötesinde bir teknoloji transferini içeriyor. Projenin temel hedefi; İran’ın elindeki mevcut füze altyapısını ses hızının birkaç katına çıkarabilecek, "ramjet" tahrik sistemine dayalı gelişmiş süpersonik seyir füzeleri üretmek.

Süpersonik seyir füzeleri, ses hızının tam beş katına kadar ulaşabilen süratleriyle askeri literatürde dengeleri değiştiren unsurlar olarak kabul ediliyor. Bu füzelerin en tehlikeli yönü, sadece hızları değil, aynı zamanda radarlara yakalanmamak için oldukça düşük irtifalardan uçabilme yetenekleridir.

Yüksek hız, düşük uçuş yüksekliği ve çok kısa reaksiyon süresi bir araya geldiğinde; Amerika ve NATO müttefiklerinin kara veya deniz konuşlu modern hava savunma sistemleri işlevsiz kalma riskiyle karşı karşıya kalıyor.

İran’da yürütülen test uçuşlarında Rusya’nın en prestijli silah ve savunma kuruluşları olan Rosoboronexport ve NPO Mashinostroyenia’nın başı çektiği biliniyor. Üst düzey Rus mühendisler, sahadaki hataları gidermek ve füze uçuş mekaniğini mükemmelleştirmek adına düzenli olarak İran’ı ziyaret ettikleri bilinen bir gerçek. 2025 yılında başlayan deneme uçuşlarının ardından, bugün bu füzelerin gizli depolarda kritik bir anı beklemek üzere hazır tutulduğu sır değil.

Orta Doğu’daki Amerikan uçak........

© Milat