Dijital dünyanın karanlık gölgesi
Şanlıurfa’da yaşanan elim hadisenin ardından, Kahramanmaraş’tan gelen acı haber hepimizin yüreğine bir kez daha ateş düşürdü. Okullarda yaşanan bu saldırılar, sadece birer adli vaka ya da münferit bir öfke patlaması olarak geçiştirilemeyecek kadar derin ve çok katmanlı bir gerçeği gözler önüne sermektedir.
Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo; yalnızca bireysel hataların, aile içi ihmallerin ya da tekil psikolojik sorunların sonucu değildir. Bu, modern dünyanın görünmeyen fakat her geçen gün etkisini artıran bir dönüşümünün yansımasıdır. Dijitalleşmenin kontrolsüz yaygınlığı, yapay zekâ destekli içeriklerin sınır tanımayan üretim gücü ve sosyal medya platformlarının denetimsiz etkisi; özellikle gelişim çağındaki çocuklarımız üzerinde sessiz ama derin izler bırakmaktadır.
Artık çocuklarımız sadece sokakta değil; ekranların içinde büyümektedir. Bir parmak hareketiyle onlarca farklı duyguya maruz kalmakta, birkaç saniye içinde sevinçten öfkeye, merhametten şiddete sürüklenebilmektedirler. Bu hızlı ve keskin geçişler, henüz gelişimini tamamlamamış zihinlerde gerçek ile sanal arasındaki sınırları bulanıklaştırmakta, doğru ile yanlış arasındaki dengeyi sarsmaktadır.
Daha da tehlikelisi; dijital dünyanın sunduğu bu içeriklerin büyük bir kısmı, şiddeti sıradanlaştırmakta, öfkeyi meşrulaştırmakta ve empatiyi zayıflatmaktadır. Oyunlarda, dizilerde, gündüz kuşağı programlarında ve sosyal medya içeriklerinde sürekli tekrar eden kavga,........
