Onuncu Köy Oteli!
İnternette dolaşırken bir otel ismi çekti dikkatimi:
Benim gibi, gidecek bir yer arıyor olmalı otele bu ismi veren.
Bak, dertlendim yine.
Geçmişime dönüp bugüne geleceğim:
Bendeniz kendilerini “çağdaş” olarak nitelendirenlerin içinde büyüdüm.
Dine, diyanete ait görüntüler pek yoktu bizim oralarda.
Geçliğimin olgunluk dönemlerinde namaza başlamamı etrafım hayli yadırgamıştı.
O güne kadar ben var mıyım, yok muyum pek farkında olmayan “aile büyüklerim” namaza başlamamı endişeyle karşılamış, “Bana bak, tarikata filan girme!” diye uyarır olmuşlardı.
Ben de o keskin dönemimde çok sert karşılıklar vermiştim hepsine.
Bu beni yeni çevreme açan bir kopuş dönemiydi.
Yeni çevremde, güzel sohbetler vardı.
İnsanlar birbirlerine saygı gösteriyor, benim gibi “din acemisi” birini bile can kulağı ile dinliyorlardı.
Bazı şeylerin ters gittiğini gördüm.
Bu kesimin insanları bölük pörçüktü.
Her grup kendi aralarında gruplara ayrılmıştı.
Parçalar, en iyisinin kendileri olduğunu söylüyorlardı.
Bir kitap fuarında “İslamcı” denilen grupların birbirleri ile çatışmalarına şahit olmuştum.
Öyle sözlü çatışma değil, resmen kafa göz patlatılan bir kavgaydı bu.
Ortamdan iyice soğumaya başlamıştım ki başörtüsü meselesi ülkenin gündemine yerleşti.
Başörtülülerin........
