Kutlu Hac Seferi: Teslimiyetin sabrın ve adanmanın yolculuğu
Kutlu Bir Sefere Revan Olmak
Tüm dünyevi kimliklerin eridiği, Kâbe'nin büyüleyici çekiminden Arafat'ın marifet makamına uzanan sarsıcı bir ilahi aşk yolculuğu... Mina çadırlarında dervişane bir kardeşlikle harmanlanan, peygamberlerin izinde nefsin kurban edildiği ve gözyaşlarıyla teslimiyete, tövbeye ve öze dönüşe açılan muazzam bir ümmet buluşması.
“Ve dalga dalga ilerleyen öteki kalabalıklarla birlikte siz de ilerleyin ve Allah’tan günahlarınıza marifet dileyin: Doğrusu Allah, çok affedicidir, rahmet kaynağıdır.” (Bakara 199. Ayet)
“Lebbeyk Allahümme Lebbeyk, ben geldim Ya Rabbi!”
Hz. İbrahim’in rüyası, Hz. Muhammed’in duası, Hz. Hacer’in avuçlarına dökülen zemzem serinliğinde, çöllere dökülen Mayıs yağmurlarıyla, dualara durarak, sabrı ve şükrü kuşanarak kutlu, aziz bir sefere revan oldun.
Kavruk, kupkuru, aşılmaz dağların arkasında; çöl yangını kumlara batmış, dudakları çatlamış, ağlamaktan kendinden geçmiş halde bekleyen yavrusuna su bulmak için koşan, o siyahi mübarek kadının, Hz. Hacer’in arkasından, onun izini sürmek için düştün yollara...
DÜNYALIKLARDAN SIYRILIP BEYAZ İHRAMA BÜRÜNMEK
Dizlerinde derman kalmamış, saçlarına aklar düşmüştür. Dünya dar gelir sana, gönlüne sürur, huzur akıtmak, tövbelere durmak için çıkarsın Hac seferine. Rabbin seni koruyacak, sana güç ve kuvvet verecektir. Aşılmaz yolları aşacaksın, siyahi bir köle kadının izini sürmek için vazgeçeceksin, evinden, evlatlarından, torunlarından, tüm varlığından sıyrılıp beyaz ihramı giyeceksin. Tövbelere duracaksın. Yaşanmışlığınla geldin, günahlarınla, pişmanlıklarınla şimdi tövbe ve teslimiyet zamanı, düş yollara ne duruyorsun…
Hac yolculuğunun meşakkatli duraklarında geride bıraktığın gençliğin özlemiyle, yaşlılığın tedirginliğiyle evini, sokağını, mahalleni, şehrini ve ülkeni bırakıp, ihrama bürünerek Rabbine misafir olmaya, hacı olmaya, temizlenmeye geldin. “Lebbeyk Allahümme Lebbeyk, ben geldim Ya Rabbi Affına sığınmaya geldim” diyerek düş yollara. Tüm ayartanlarından, hazlarından, heveslerinden vazgeçerek hac yolculuğunun en has yolcusu olarak, Rabbe misafir olmaya o aziz ve güzel eve sığınmaya, yeniden bir başlangıç yapmaya geldin.
MAHŞERİ BİR PROVA VE VAHDETE DOĞRU AKIŞ
Mahşeri bir provadır yaşadığın. “Bismillahi Allahü Ekber” diyerek selam verdiğin, adandığın Rabbindir. Sen artık tüm dünyalıkları, rütbeleri, makamları geride bırakıp geldin Rabbinin evine. Yüreğinde birikmiş günahların tortusu, yorgun ve yıpranmış zamanlar, nice ahlar, nice yaşanmışlıklar, yaşanmamışlıklar, pişmanlıklarla geldin bu aziz kapıya.
Kızgın, yakan kavuran çöller gibi şehirlerden geçerek, vahyin aydınlığına, vahdete, Rahman’a doğru bir akış başlamıştır artık… Hz. İbrahim’in, Hz.........
