İnsan güzel sevmeli
Aynadaki ışığı değil, o ışığı yansıtan ezelî Güneş’i sevmek lazım.
İnsan güzel sevmeli; evladını, eşini, dostunu…
İnsan güzel sevmeli; zamanı, gençliği ve öğrenmeyi…
İnsan güzel sevmeli; bir çiğ tanesini, bir kar tanesini, bir nar tanesini…
İnsan güzel sevmeli; vatanını, bu toprakları yurt edineni; ezanı, bayrağı, dolunayı ve hilali…
İnsan güzel sevmeli; zikr-i hafî ile kalbi atan her bir zerreyi, çekirdeği ve tohumu; zikr-i cehrî ile kâinatı coşturan ağacı, çiçeği, şimşeği, rüzgârı ve şu muhteşem nizam içindeki bütün mevcudatı…
Peki, insan nasıl güzel sever?
Rezzâk-ı Kerîm’in hesabına…
Kadîr-i Mutlak’ın kudreti, Âdil-i Mutlak’ın hikmeti hesabına severse; sevgi hakiki güzelliğine ulaşmaz mı?
Bir çocuğu severken onun bir rahmet hediyesi olduğunu bilmek…
Bir meyvede, bir nimette Cenab-ı Hakk’ın kudret ve rahmet cilvelerini görerek sevmek ve şükretmek…
Sevgiyi daha ulvî, daha derin ve daha bâkî bir hâle getirmez mi?
Zaten fıtratımız güzel şeyleri sevmeye meyyaldir. Madem öyle; bu sevgiyi Allah namına yapmak, O’nun bizi muhatap kabul edip nimetleriyle iltifat........
