“Yeni” Olan Nedir?
Söylemlere dikkat kesildiğimizde insanlar her dönemde kendi zamanlarının farklılık arzettiğini ifade etmektedirler. Bu farklılıkların bir çok değişimi zorunlu kıldığını belirtirken aynı zamanda kendilerine “geçmişten farklı davranma” anlamında imtiyazlar tanınmasını da zımnen düşünürler.
İçinde yaşadığımız dünyada insanlar açık ve örtük biçimde bunları daha çok dile getirmektedirler. Zira değişimin hızı ve içeriğindeki dönüşümlere dayanarak bu tür söylemler de yaygınlaşmış görünmektedir. İnsanlar ellerindeki makinalar ve ürettikleri teknolojiler üzerinden “Tanrı” ile olan ilişki biçimini de dönüştürmek için uğraşmaktadırlar. Bir noktadan sonra bu bir otorite rekabetine dönüştürülmektedir.
Kur’an-ı Kerim insanlık tarihini bir gelenek dizini içinde anlatmaktadır. İnsan yeryüzüne indikten sonra, aynı zamanda Tanrı’nın vahyinin muhatabı olur. Nihayetinde Hz. Âdem’den (AS) başlayarak tüm peygamberlerin ortak mesajı tevhiddir. Peygamberlere gönderilen “sahife”ler kendi dönemlerinin toplumsal gelişmişlikleri ile elbette bağlantılıdır. Bir başka deyişle, her dönemin ihtiyacı doğrultusunda ilahi mesaj, insanın Tanrı, evren ve eşya ile ilişkisini kurmaktadır. Hz. Peygamber (SAV)’e bu sahifeler........
