menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

TAHAKKÜMÜN AHLAKSIZLIĞI

20 0
16.01.2026

Otorite, itaat ve özgürlük arasında sürekli olarak bir gerilim ve çatışma vardır. Otoriteyi ve itaati yücelten ve esas alan yaklaşım, insanı, özgür, ahlaki ve epistemik bir özne olarak görmemektedir. Otorite ve itaat, insanı edilgenleştirmekte, suskunlaştırmakta, silikleştirmekte ve silmektedir. İnsanı otoritenin ve itaatin bir nesnesi olarak kabul eden yaklaşım, en temel saplantı ve sapkınlıktır. Saplantı ve sapkınlık olarak nitelenmeyi hak eden şey, insanın otoriteye kayıtsız şartsız bağımlı bir köleye ve kula dönüştürülmesidir.Bütün kötülüklerin kaynağı, insanın otoriteye bağımlı edilgen bir nesneye indirgenmesidir.

Otorite, kerameti kendinden menkul bir şekilde meşruiyete sahip olmadığı gibi, itaat de erdem ve kutsal değildir. İstisnasız otorite olarak yüceltilen bütün kaynaklar, kurumlar, kişiler ve gruplar, aklın, eleştirinin ve hukukun denetimine ve sorgulamasına tabi olmalıdırlar. Eleştirilmeyen, sınırlanmayan ve dokunulmayan bütün otoriteler, siyasal, sosyal, psikolojik, felsefi, bilimsel, duygusal, ekonomik ve hukuki açılardan problemdirler. Sorgulanmayan otorite, bütün çürümüşlüklerin kaynağıdır. Hakikat, gelenek, kimlik ve ilahi irade gibi kavramlarla kendisini özdeşleştiren bütün otorite biçimleri, gayrimeşrudurlar. Kendisini hakikatin, ulusun, geleneğin ve kutsallığın kendisi ve temsilcisi olarak dayatan otoriteler,........

© Milat