menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eleştirel ahlak

13 0
04.05.2026

Ahlak, çoğu zaman insanın içindeki derin benin sesini yükselten bir vicdan değil, onun üstüne çöken bir disiplin aygıtıdır. Bize “iyi” diye sunulan şeylerin ne kadarının gerçekten insanı yücelttiğini ve hayatı güçlendirdiğini, ne kadarının itaati kutsadığını ve hayatı daralttığını sormadan ahlaktan söz etmek, hakikati değil alışkanlığı ve menfaati savunmaktır. İnsanın yüceltilmiş ve mutlaklaştırılmış kurallara niçin boyun eğdiği önemli bir dorundur. Yüceltilmiş kuralların hangi korkudan, hangi iktidardan, hangi tarihsel zorunluluktan doğduğunu sorgulamak, eleştirel ahlakın varoluş nedenidir.

Her ahlak sistemi, kendini evrensel gibi sunma eğilimindedir. Evrensellik iddiası, çoğu zaman tarihsel bir tahakkümün en sofistike maskesidir. Bir topluluk kendi çıkarını, kendi korkusunu ve kendi düzenini “ahlak” adıyla mutlaklaştırdığında, insanı özgürleştirdiğini değil, onu biçimlendirdiğini ve küçülttüğünü görürüz. Ahlak burada bir yükseliş değil, çoğu zaman bir talimdir. Talim ve terbiyenin hedefi, olgunluk değil, uysallıktır.

Eleştirel ahlak, uysallığı reddetmektedir. Eleştirel ahlak, insanı sürüye dönüştüren normları sorgular. Her norm, sadece bir davranış ölçüsü değildir. Her norm, bir beden rejimidir, bir arzu siyasetidir, bir korku ekonomisidir. Her norm, ne........

© Milat