menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Üç Yıla Sığan Üç Büyük Felaket: Tarihin Vicdanında Silinmeyen Leke

28 0
08.08.2026

Bazı hükümdarlar saraylarıyla, fetihleriyle ve adaletleriyle hatırlanır. Bazıları ise ardında bıraktıkları gözyaşı, kan ve yıkımla... Tarih, kimsenin unvanına göre hüküm vermez; yaptığına göre hüküm verir. Aradan asırlar geçse de bazı isimler, insanlığın ortak vicdanında bir ibret vesikası olarak yaşamaya devam eder. İşte Yezid dönemi de böyledir.

Sadece üç buçuk yıl süren bir iktidar...

Fakat bu kısa zaman dilimine sığan hadiseler, asırların hafızasına kazınacak kadar büyüktür.

Birinci yılda Kerbelâ'nın kızgın kumları Hz. Peygamber'in (s.a.v.) sevgili torunu Hz. Hüseyin'in ve Ehl-i Beyt'in kanıyla kızardı.

İkinci yılda Allah Resûlü'nün "Haremim" dediği Medine, Harre faciasıyla gözyaşına boğuldu.

Üçüncü yılda ise Müslümanların kıblesi olan Kâbe mancınık taşlarının hedefi hâline geldi.

Bir hükümdarlığın üç yılı...

Ve ümmetin kalbinde asırlardır kapanmayan üç derin iz...

Kur'ân-ı Kerim şöyle buyurur:

"Kim bir canı haksız yere öldürürse bütün insanları öldürmüş gibidir."

Kerbelâ'da ise sadece canlar alınmadı; ümmetin vicdanı da ağır bir yara aldı. Günlerce susuz bırakılan Hz. Hüseyin ve beraberindeki yiğitler, hakikatten taviz vermeden şehadeti tercih ettiler. O gün Kerbelâ'da........

© Milat