menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Görünüşe aldanmayın

22 0
03.07.2026

İnsan, hayatı çoğu zaman kendi dar bakış açısıyla değerlendirir. İstediği bir iş olmayınca üzülür, beklediği bir kapı kapanınca karamsarlığa kapılır, elde edemediği bir nimeti hayatının en büyük kaybı zanneder. Oysa kulun gördüğü ile Allah’ın gördüğü aynı değildir. Biz sadece bugünü görürüz; Allah ise geçmişi, bugünü ve geleceği birlikte bilir. Biz sonucun ne olacağını bilemeyiz; Allah ise her şeyin sonunu da başlangıcını da eksiksiz bilir.

İmam Şâfiî’nin şu hikmetli sözleri bu gerçeği ne güzel ifade etmektedir:

“Allah senin için bir hayır takdir etmiş olabilir; sen ise onu bilmezsin ve görünüşte bu durum nimetlerden mahrumiyet gibi görünür. Eğer Allah’ın bunun karşılığında sana ne hazırladığını bilseydin, ‘Ey Rabbim! Hamd sana mahsustur.’ derdin. Çünkü O’nun ihsanı ve keremi çok geniştir. O hâlde işi Rahmân’a teslim et ve O’nun hükmüne razı ol. Çünkü her şeyi gören ve bilen Allah, kuldan gizli kalan acıları ve hikmetleri bilir.”

Ne kadar derin ve ne kadar teselli verici bir hakikat…

Bir insan işini kaybeder, ardından daha hayırlı bir kapı açılır. Bir evlilik gerçekleşmez, sonradan bunun büyük bir felaketten kurtuluş olduğu anlaşılır. Bir hastalık gelir, kulun günahlarına kefaret olur ve Rabbine yaklaşmasına vesile olur. İnsan ağlarken Allah onun için hayırlar yazıyor olabilir.

Rabbimiz Bakara Suresi’nin 216. ayetinde şöyle buyurmaktadır:

“Olur ki hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlıdır. Olur ki sevdiğiniz bir şey de sizin için kötüdür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.”

İşte müminin teslimiyetinin temel taşı bu ayettir. Çünkü mümin bilir ki Allah’ın bilgisi sonsuzdur, kendi bilgisi ise son........

© Milat