Başörtüsünden korkan bir yönetim, özgürlükten ne anlar?
Bazı yasaklar vardır ki yalnızca bir kıyafeti değil, bir toplumun vicdanını da hedef alır. Bazı kararlar vardır ki kâğıt üzerinde yönetmelik, uygulamada ise inanca karşı kurulmuş bir duvara dönüşür. Başörtüsü yasağı da işte böyledir.
Bugün insanın aklına şu soru geliyor: Paşinyan’ın yönettiği Ermenistan’da başörtüsü serbestken, Aliyev’in yönettiği Azerbaycan’da Müslüman kadınların başörtüsü neden sorun hâline getiriliyor? Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetin'de başörtülü öğrenciler tartışmaların konusu olurken, Güney Kıbrıs Rum Yönetimin'de aynı kıyafetle eğitim görmek mümkün olabiliyorsa burada hangi özgürlük anlayışından söz ediyoruz?
Elbette her ülkenin kendi mevzuatı ve eğitim düzeni vardır. Ancak hiçbir yönetmelik, insanın inancını aşağılamanın veya bir kadını kıyafeti üzerinden eğitimden ve mesleğinden mahrum bırakmanın ahlaki gerekçesi olamaz.
Bir başörtüsünden bu kadar korkmak, aslında neyin korkusudur?
Başını örten bir öğrencinin kalemi neden rahatsızlık versin? Başörtülü bir öğretmenin bilgisi, emeği ve mesleki yeterliliği neden örtüsünün gölgesinde kalsın? Bir öğretmenin sınıfa taşıdığı şey başındaki örtü değil, yıllarca emek vererek kazandığı bilgi ve birikimidir. Onu kıyafeti üzerinden dışlamak, yalnızca o öğretmene değil, eğitim hakkına ve insan onuruna da zarar verir.
Üstelik mesele yalnızca Müslüman kadınların başörtüsü de değildir. Mesele, devletin farklı........
