menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Onbeşliler”den “Daha 17”ye

9 0
sunday

110 yılda gençliğimizin geldiği nokta gerçekten vahim.

Çanakkale’de “Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela” güruhu İslam’ın son kalesini ele geçirmek için saldırırken, onlara karşı “iman dolu göğsüyle” karşı koyan binlerce şehidin içinde kimler vardı, biliyor musunuz?

Kırk yaşında Erzincanlı Oğuz Amca’nın yirmi yaşındaki oğlu da vardı. Erzurum’dan, Edirne’ye; Tokat’tan Balıkesir’e; Adıyaman’dan Rize’ye bütün Anadolu evlatları da oradaydı. Sadece bu kadar mı? Bağdat’tan Basra’ya; Kudüs’ten Gazze’ye; Beyrut’tan Şam’a kadar bütün İslam Alemi de Payitahtı korumak için, Hilafet Merkezi’ne son Haçlıların ayağı değmesin diye göğsünü siper etmişti.

Ancak bütün bu fedakarlıkların çok üstünde bir vakıa yaşanmıştı ki, gönüllerin en derin köşelerini dalgalandırmış, türkülerin yanık nağmelerinde yer bulmuştu:

“Hey onbeşli, onbeşli. Tokat yolları taşlı. Onbeşliler gidiyor. Kızların gözü yaşlı.” türküsü, kahramanlık, hüzün ve hasreti ne güzel ifade eder.

Çanakkale Mahşeri’nde şehit sayımız, o kadar artar ki, askere alma yaşı düşürülür. Artık Rumi 1315 (Miladi 1898-1899) doğumlular askere çağrılmaya başlar. Onbeşliler, yani 16 veya 17 yaşındaki bu gençler askere giderken; geri dönüp........

© Milat