Sahur ve Ramazan
Bazen kokulardır nostalji… Alır götürür sizi bir yerlere… Çocukluk koklarız en çok da. O tarifsiz bir güzelliktir, gül gibi leylak gibi...
Çocukluğumun geçtiği iki katlı, çokça odası olan bir evdi babaannemlerin evi…
Sahurda evi buram buram bir yumurtalı ekmek kokusu sarardı… Rahmetli dedem ve babam “yumurtalı ekmek tok tutuyor adamı” derler sık sık yaptırırlardı.
Annemin özenle dilimlediği ekmekleri çırpılmış yumurtaya bulayıp cızır cızır yağda bir güzel kızarttığını izlemişimdir çocuksu meraklarla...
Ve o kocaman evin kocaman sofasında kurulan kocaman sofra…
Amcalarım, halalarım, dedem , babaannem, babam, kuzenlerim…
O çıtır çıtır yumurtalı ekmekle sessizliği bozan gülümsemeli sohbetleri hatırlıyorum. Ve dedemin biz torunlarını hiç incitmeden biz ne desek “ ey gardaş” deyişini...
Ve sabah uyandığımda o sahur keyfini iliklerimde hissedişim…
Çocukluk böyle bir şey olsa gerek. Darende’nin Kurt bağı semtinde bıraktığım o çocukluk, her sahur rüzgar gibi esip geçer tüm azalarımdan…
........© Milat
